3 Mayıs 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

Facebook'ta çok gizli mesajlar gönderin!


Zaman zaman gizlilik felaketleriyle gündeme gelen Facebook'un gizli ve özel iletişimleriniz için en iyi yer olmadığını çoğumuz biliyor. Bir grup araştırmacı ise Facebook'ta fotoğraflarınız içerisine gizli bilgiler eklemenin bir yolunu geliştirdiler.

Bir Google Chrome eklentisi yoluyla faydalanabileceğiniz işlev, JPEG Steganography yöntemini kullanarak fotoğraflar içerisine istediğiniz veriyi gömebiliyor. Secretbook adındaki eklentinin fotoğraflar üzerinde yaptığı değişiklik, onlara bakılarak fark edilemiyor.

JPEG Steganography, yeni bir yöntem değil ancak sosyal ağlar için sunulması, fikrini hocası profesör Andrew Ker ile geliştiren Oxford Üniversitesi öğrencisi Owen Campbell-Moore'a göre yeni bir girişim. Uygulamayı kullanabilmeniz için sizin ve alıcınızın Secretbook Chrome eklentisini kurması ve Facebook'tayken CTRL+ALT+A klavye kısayolunu kullanarak onu etkinleştirmesi gerekiyor.

Bu işlemin ardından bir fotoğraf yüklediğinizde, fotoğraf içerisine yaklaşık 136 karakterlik bir metin saklamanıza izin veriliyor. Mesajınızı girdikten sonra onu sadece alıcınızın bildiği bir parolayla korumanız gerekiyor. Alıcınız fotoğrafı açıp CTRL+ALT+A tuşlarına bastığında, parolayı girerek gizli metni ortaya çıkarabiliyor.

zaman : Yorum bırak

[GELİŞMİŞ] Dosya Şifreleme Sistemi


Bütün Klasörleri kitleyebilirsiniz bu yolla.Xp de denenmiştir Vista ve Win 7 çalışabilirliği denenmemiştir.

1.Yöntem

Bu Aşağıda Yazan Kodu Bir Metin Belgesine Kaydedin..
programsız dosya şifreleme;

    cls 
@ECHO OFF 
title Folder Kilitli 
if EXIST "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}" goto UNLOCK 
if NOT EXIST Kilitli goto MDKilitli 
:CONFIRM 
echo Klasor kilitlensin mi?(e/h) 
set/p "cho=>" 
if %cho%==e goto LOCK 
if %cho%==E goto LOCK 
if %cho%==h goto END 
if %cho%==H goto END 
echo Invalid choice. 
goto CONFIRM 
:LOCK 
ren Kilitli "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}" 
attrib +h +s "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}" 
echo Folder locked 
goto End 
:UNLOCK 
echo Sifreyi giriniz: 
set/p "pass=>" 
if NOT %pass%== BURAYA ŞİFRE YAZILACAK goto FAIL 
attrib -h -s "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}" 
ren "Control Panel.{21EC2020-3AEA-1069-A2DD-08002B30309D}" Kilitli 
echo Folder Unlocked successaaaay 
goto End 
:FAIL 
echo Invalid password 
goto end 
:MDKilitli 
md Kilitli 
echo Locker created successaaaay 
goto End 
:End

Masa üstünde bir yeni metin belgesi açıp bu kodu aynen içine kopyalıyoruz(kırmızı yere istediğimiz şifreyi yazarak)



Daha sonra bunu dosya>farklı aaadet diyerek şifreli klasör oluşturmak istediğimiz yere kaydediyoruz istediğimiz ismi verip sonuna .bat ekliyoruz.. ( örnek : dosyaismi.bat gibi )



Bu klasöre iki kere tıkladığımızda orda "Kilitli" isimli bir klasörün oluştuğunu göreceksiniz. bu sizin şifreli klasörünüz... şifrelemek istediğiniz dosyaları bu klasör içine taşıyıp daha önce yaptığınız bat uzantılı dosyaya tekrar girip e yazıp enter yaptığınızda klasörün gizlendiğini göreceksiniz. artık bu klasör gizli dosyaları gösterden de gösterilemez. Sadece bu bat uzantılı dosyaya girip şifreyi girdiğinizde dosya görünür hale gelir..



Kilitli Adındaki Dosyanın İçine Saklamak İstediginiz Dosyayı ATın Tekrar Bat Tıklayınca Alttaki Resim Gelcek Siz '' E '' Yazıp Enterleyin Kilitli Yazan Dosya Kaybolcak



Tekrar Bat Dosyasına TIklayınca Şifre İstiycek Şifrenizi Girdiginizde Kilitli ADındaki Dosya AKtif Olcak



İşte artık klasörünüz şifreli.
zaman : Yorum bırak

Şifrelere Bir De Bu Gözle Bakın

Hergün kullandığımız şifreler hakkında bu inanılmaz gerçekleri öğrenince kafanız biraz karışacak...



Hayatımızın, özellikle de dijital hayatımızın en önemli ve rahatsız edici şeylerinden biridir şifreler. Bilgisayarınızı mı açacaksınız? Lütfen şifre giriniz. Facebook mu güncelleyeceksiniz? Şifre! Banka hesabınıza mı erişeceksiniz? Şifre gerekli!

Peki ama iyi bir şifreyi nasıl bulacaksınız? Daha doğrusu iyi şifre nasıl olmalı? Şifreleri nasıl hatırlayacaksınız?

Her gün kendimizi sistemlere tanıtmak için şifreler kullanıyoruz. Bu şifre, sadece bizimtarafımızdan bilinen ve sisteme sadece bizim girmemizi sağlayan bir anahtar oluyor. Facebook, Twitter, posta sağlayıcınız, bankanız ve şifre kullandığınız diğer her yer şifrenizi bir sır olarak saklıyor ve 3. şahıslarla paylaşmıyor. Peki özelinizin sır olarak kaldığından ve ona dokunulmadığından nasıl emin olacaksınız?

Şimdi bir de soruya, sizin özel bilgilerinizin peşinde olan bir "siyah şapkalı hacker" gözünden bakalım. Diyelim ki banka hesabınıza erişeceksiniz ve hacker da sizin şifrenizin peşinde, şifrenizi nasıl ele geçirecek?



İlk ve en kolay yol, şifrenizi yazarken sizi izlerler. Şifrenizin kolay ya da zor olmasının hacker için hiçbir önemi yoktur, sadece şifreyi girmenizi izler. Peki ama bir hacker sizi nasıl "izler"?

Mart ayında, RSA (ABD Savunma Departmanı'nın kullandığı SecurID sisteminin üreticisi) hack'lendi. Birisi iç sistemlere ve ağlara sızdı ve SecurID'ye ait iki-faktör tanımlama anahtarını çaldı. Birkaç ay sonra bu sefer de Lockheed Martin'i hack'leme girişimleri gerçekleşti. Nasıl mı? Basit, phishing (oltalama) ataklarıyla.

RSA'ın alt birim çalışanlarına, sanki firmadan geliyormuş gibi 2011 Geliştirme Planı başlığında bir excel dosyası gönderdiler. Dosya içinde saklı, 0-gün (zero-day) açıklarından yararlanan bir Flash dosyası vardı. Excel dosyası açıldığı anda zararlılar bilgisayara yüklendi ve bilgisayarda bir arka kapı açtılar, bu sayede hackerlar bilgisayarlara ve oradan da ağa erişim sağlamış oldu.

İşte bu andan sonra hacker kontrolü ele alır ve sisteminize keylogger yükleyerek, yazdığınız her şeyi görebilir ve kaydedebilir. Ve eğer sistem şifrenizi ele geçirirse, Sistem Hesap Yöneticisini, Oph***** gibi programlarla kırabilir ve işte tüm şifreleriniz artık saldırganın elinde...

Bir diğer hızrsılık yöntemi daha...



Bir başka yöntem ise - ki en çok kullanılan yöntemdir - ilk aşamada algoritmalar kullanarak şifreler yaratmak ve bu şifreleri sistemde deneyerek doğruyu bulmak... Buna "brute force attack" (tam güç saldırı) adı veriliyor. Sistemlerin bu saldırıya karşı savunma taktikleri var. Genellikle şifrenizi üst üste yanlış girdiğiniz zaman hesabınız kilitlenir veya bazen hatalı şifre girdiğinizde, giriş ekranı gecikmeli olarak karşınıza getirilir ve böylece üst üste denemeler çok uzun süre alır. Bilmenizde fayda var; Windows 7'li bilgisayarlarda, otomatik hesap kilitlemesi varsayılan olarak gelmez. Ve bu dosyalarınızı, özellikle de şifrelerinizin saklandığı dosyaları çalmak isteyen hackerlar'ın işini çok daha kolay hale getirir.

Aslında online koruyucular (kısıtlı şifre deneme hakkı, gecikmeli sayfalar gibi) artık pek işe yaramıyorlar, hackerlar buldukları açıklar sayesinde istedikleri kadar şifreyi bu engellere takılmadan sistemde deneyebiliyorlar. İşte tam bu sırada niçin güçlü bir şifre kullanmamız gerektiği sorusunun cevabı da ortaya çıkıyor.




Numaralardaki güç...



Yeni bir hesap açtığımızda bizden bir şifre belirlememiz istenir ve genellikle şifremizin ne kadar güçlü olduğunu gösteren, bize yardımcı olan bir ekran bulunur. Bu yardımcı ekran, şifrenin uzunluğuna, büyük - küçük harf, numara ve sembol kullanıp kullanmadığımıza göre bize yol gösterir.

Şifrelerin gücü entropi ile ölçülür; yani içerdiği bit miktarı... Yüksek bit miktarına sahip, fazla entropili şifrelerin kırılması daha zordur.

Entropi, bir olayın öngörülebilmesinin ölçütüdür. Mesela bir bozuk parayı fırlattığınızda kesinlikle yazı ya da tura geleceğini bilemezsiniz. Yani bu işlem maksimum entropiye sahiptir. Fakat bir yazı okurken sırada gelecek olan şeyleri tahmin edebilirsiniz ve çeşitli yargılarda bulunabilirsiniz; A harfi Z harfinden daha çok görünür gibi...

Tahminen şu anda okuduğunu bu yazının entropisi karakter (8bit) başına 1 ile 1.5 bit arasındadır. Yani entropi, bir mesajın gerçek anlamını kaybetmeden ne kadar sıkıştırılabilir olduğudur. Bir yazıyı yaklaşık yüzde 80 oranında kayıpsız sıkıştırabiliriz, bu da bize yazının entropisini verir.

Şifre entropisi



Örneğin ATM'lerde kullandığımız PIN'leri ele alalım; yani sadece rakam kullanabildiğimiz şifreleri... Her karakter 0-9 arasında bir rakam olmak zorunda. Bilgisayar ortamında şifrelerin gücü, boyutuyla yani bit miktarıyla ölçülür. ASCII karakter setinde, her karakter teoride 8 bit alan kaplar fakat çoğu bit sıkıştırılarak "sayının esas niteliği" bozulmadan göz ardı edilebilir. Mesela, 0 için 0000 veya 1 için 0001 gösterimi kullanılabilir. Bu durumda karakter başına gerçek boyut 3.3 bit olur. Ve her rakamı farklı rastgele 4 rakamlı bir şifre ortalama 13bit boyutunda olur.

Yani 4 rakamlı bir PIN'i tahmin etmek bir bozuk parayı üst üste 13 kere yazı ya da tura atmakla eşdeğer şansta. Ufak bir hesaplamayla 2^13=8.192 farklı yolu olduğunu görüyoruz bunun. Bunca farklı kombinasyon arasından doğru şifreyi bulmak zor gözüküyor.

Şimdi tekrar hacker'ın bakış açısından bakalım. Çeşitli şifre yaratma programları saniyede bir milyon şifre yaratıp deneyebiliyor. Bir milyon yaklaşık 2^20 ediyor, yani hacker saniyede 20bit veri deneyebiliyor. 13 bitlik PIN'imiz bir saniyeden daha kısa sürede hacker'ın eline geçti bile...

Önlemler var ama yeterli mi?



Neyse ki buna karşı alınan çeşitli önlemler var, mesela şifrenizi 3 kere üst üste yanlış girdiğinizde sistem kitleniyor. Yeterli mi dersiniz? Bir senede yaklaşık 2^25 saniye var. Yani bu koşullarda hacker yılda 45 bit veri deneyebilir. Yani 45bit boyutundaki şifreniz bile ancak 1 yıl için güvenli sayılır. Şifreye eklenen her bit, şifreyi kırma süresini 2 kat artırır, yani 50 bitlik bir şifreyi kırmak 32 sene sürer diye düşünebiliriz. Fakat şifre kırma hızı 2 katına çıkarsa, zamanı da yarıya düşer. Yani daha hızlı bir program kullanan hacker karşısında yine başladığımız yere dönmüş oluruz.

PIN'lerin yapısı ve sağlamlığı hakkında bilgi sahibi olduk. Şifreleri oluştururken başka karakter setlerinden de yararlanabiliriz. Örneğin bir zamanlar kablosuz modemlerimizin güvenliğini sağlayan WEP şifrelerini ele alalım. A-F arası harflerden oluşan bu şifre 10 karakter içeriyordu. Her karakter 4 bit boyutunda ve 10 karakterden oluştuğu için 40 bitlik bir şifremiz oluyor. Brute force attack (tam güç saldırı) ile 220 saniyede (toplam 11 gün) şifre kırılabilir. Gerçi WEP'in başka güvenlik zaafları da olduğu için brute force attack'a pratikte ihtiyaç duyulmaz.

Ne kadar karışık, o kadar iyi



Bir de tüm alfabe harflerinden oluşan şifreler var. İngiliz alfabesinde 26 harf var ve her karakter 4.7 bit alan kaplıyor. Senelik -bir sene boyunca kırılmayacak- bir şifre istiyoruz. Eğer büyük - küçük harf ve rakam kullanacak olursak toplamda 62 karakterlik setimiz oluyor ve 8 karakterli rastgele bir şifre yeterli oluyor. Eğer noktalama ve özel işaretleri de katarsak bu bize fazladan 16 karakter katıyor ve 7 karaterli bir şifre yeterli oluyor.

Tabi şifre ne kadar karışık olursa hatırlamak da o kadar zorlaşıyor. Bunun üstesinden gelmek için "rastgele gözüken" şifreler seçebilirsiniz. Mesela 2.000 kelimeden oluşan bir tablo düşünün, senelik bir şifre yaratmak için kaç tane kelimeyi ard arda dizmeniz gerekir? Şaşırtıcı ama cevap 4. Ortalama 7 harften oluşan 4 kelime 28 karakterlik bir şifre yapar. Sıralı ve mantıklı 4 kelimeyi hatırlamak rakamları hatırlamaktan çok daha kolaydır.

Yazıyı okuduktan sonra şifrenizi değiştirmeyi ve mümkünse her 6 ayda bir şifre değiştirmeyi düşünmeye başlamış olmalısınız. Umarız bunu sağlamayı başarmışızdır...

zaman : Yorum bırak

Undetected > Eof ( End Of File ) Ozelligi Nedir, Ne Ise Yarar?


EOF = END OF FİLE.

Türkçe olarak Dosya sonu ve dosya bittigi yer olarak çevirebiliriz.

Peki EOF neye yarar?

Diyelim ki bir crypterimiz var ve keylogger rat vs herhangi bir exe ile birleştirmek istiyoruz.
Ama çabalarımıza rağmen cryptered.exe sürekli Stubun verdigi hatayı veriyor ve sinirleniyoruz .

Burada EOF devreye giriyor.

Crypterinize EOF özelliği ekliyorsunuz .

Not:Eof seçenegi ekledikten sonra crypt ettigimiz exe dosyası EXTRA DAT okunmuş ve crypt exeye sw bilgileri geçilmiş oluyor .

Extra DAT Nedir?

Önceden oluşturulmuş stubun üstüne geçirilip server oluşturulması ile Extra dat oluşur.eXTRA Dat server bilgilerinin saklandığı bölümdür.
Not: Hex ile açarsanız en sonda sw bilgilerinin oldugunu göreceksiniz. o bölüm extra dat bölümü.

Not: Section olarak eklemediyseniz bilgileri extra dat olur.

Şimdi bir resim :




Kısaca eof server bilgilerinin crypt exe ye geçilmesini saglar.

zaman : Yorum bırak

Kriptoloji Bilimi

Matematiğin hem şifre dilini hemde şifre analizini kapsayan (kriptanaliz) bilimdalıdır.
Şifreleme bir düz metnin içeriğini uygun bir anahtar kullanarak okunamaz hale getirmektir.

Anahtar; kriptografi algoritmasının şifreleme ve çözme işleminde kullanılan sayı dizisidir.
Dizi ne kadar uzun olursa şifreyi kırmak o kadar güçleşir.
32bit-256 bit-2048 bit şifreleme gibi
Hash;Anahtar kullanılarak elde edilen metindir.
düz metin ;parola
anahtar:MD5 (110110)
hash:68f45a47b
-----------------------------------------------------------------------------------------
Sayısal İmza ; imzalanacak metin ile imzalayacak kişinin gizli anahtarı kullanarak elde edilen bir dizi karekteridir.
Dijital Sertifika; kullanıcının gizli anahtarını taşıyan dosyadır.

Kriptografi sayesinde;
**kimlik denetimi sağlanır
**veri şifrelendiği için üçüncü kullanıcılar veriyi açamaz
**e-ticaret ve e-posta işlemleri gizlilik içerisinde yapılabilir.


Kriptografi türleri...

Gizli Anahtarlı(simetrik)kriptografi:
Tek bir anahtar kullanılarak hem şifreleme hem de şifre çözme işlemi yapılabilir.Aynı zamanda kimlik denetimi ile de ilgilenir.
MAC(Message Authentication Code):sayısal imza ile beraber kullanılan tek anahtarlı kimlik mekanizması.
Açık Anahtarlı (asimetrik) kriptografi:
RSA gibi hem şifreleme hemde sayısal imza olanağı sağlayan çok anahtarlı bir şifreleme tekniğidir.
------------------------------------------------------------------------------------------

sistem saati:
işlemci seri nosu
MAC adresi gibi kullanıcıya özel ifadeler eklenir.


Yöntemleri:

DES (data encription standart)
IBM tarafından geliştirilmiş kullanıma açık veri şifreleme yöntemidir.
Mantığı... düz metin 64 bitlik bloklara ayrılır.Her bir blok kendi arasında
permutasyon ve yedeklem işlemlerine tabi tutulur.
sonra güvenli bir yazı bloğu elde edebilmek için Zor kullanılarak orjinal düz yazı ile birleştirilir.
Bu kriptolama 16 kez tekrar edilir.şifrelenmiş metin ortaya çıkar

RSA;açık anahtar kullanır.anahtarları minimum 128 bitten oluştuğu için güvenli
bir şifreleme sunar.
Formulu:(p-1)*(q-1)

DSA:(digital Signature Algorithma):sadece sayısal imzada kullanılır.

windows şifrelerinin kırılması:

Windows şifrelerinin kırılması içi SAM veritabanına ihtiyaç vardır.SAM
veritabanı c:\\\\\\\\\\\\\\\\\\windows\\\\\\\\\\\\\\\\\\syste m32\\\\\\\\\\\\\\\\\\config dizinin de yer alır.
SAM ve System dosyaları bir diskete kopyalanır.

Kopyalanan dosyalar yazılımla DUMP işlemi yapılarak kırılır.
Dosyaların yedekleri c:\\\\\\\\\\\\\\\\\\windows\\\\\\\\\\\\\\\\\\repai r klasöründe yer alır.o anda olan dosyalar repair klasöründedir.

Proactive Windows security:
Bu yazılım local ve uzak bilgisayarların kullanıcı adı ve parolalarını dump
işlemi yaparak elde eder ve saniyede 2 milyon şifre deneyerek kırmaya çalışır.
www.elcomsoft.com internette dictionary tr yani sözlük indir dic. bölümüne ekle

www.crackspider.net Yazılımı local makina üzerinde denemek için Registry of local machine seçilir dump işlemi yapılır.Brute force bölümünden karakterler tanımlanır."recovery"
sekmesinden "start recovery"ile parolalar kırılır.Uzaktaki sistem için iki bölüm kullanabilir.
Birincisi daha önceden uzak bilgisayardan elde edilen SAM ve SYSTEM dosyalarının yeri gösterilir.
"registry files SAM SYSTEM "bölümünden...
uzaktaki kullanıcıya bağlanılarak da parolalar kırılabilir.Eğüer administrator
parolası yok ise "memory of remote computer" bölümünden ip adresi yazılır dump işlemi yapılır.
SAM veritabanı elde edilir.admin parolası var ise bu parolaların uzaktan kırılıp
daha sonra dump edilmesi gerekir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------
FSO nesnesi file system object: asp dilinde uzak sunucuya dosya yükleme
,silme,değiştirme gibi işlemlerden sorumludur.
indexi değiştirmek için zehir.asp gibi FSO nesnesi kullanan bir dosyaya ihtiyaç vardır.

Ancak fso nesnesi tek başına çalışmaz bir bileşene ihtiyaç duyar.
Eğer web sunucuda bu bileşen yüklü ise kolay bir şekilde index değiştirilebilir.(upload bileşenleri)
------------------------------------------------------------------------------------------------
lc5setup.exe bu yazılımın ek özelliği windows parolalarını kırıp aynı zamanda networkde paketleri winpcap dosyası yardımıyla dinleyip logon şifrelerini elde eder. 
zaman : 2 comments

Undetect egitimi



İçindekiler:


1-Temel Kavramlar Nelerdir? 
2-Bu işe nereden başlamalıyım? 
3-Undetect yöntemleri kaç çeşittir? 
4-Runtime UD ve Scantime UD nedir?
5-Anti virüsler bir programı nasıl tarar? 
6-Scantime UD yönteminin mantığı nedir?
7-Runtime UD yönteminin mantığı nedir?
8-Runtime UD yöntemleri için birkaç ipucu? 
9-Runtime UD ve Scantime UD yöntemleri nelerdir? 
10-Klasik yöntemlerin üzerine nasıl çıkılır?
11-Orijinal UD yöntemlerini geliştirmek için dikkat edilecekler? 
12-Anti virüsler temel haliyle nasıl çalışır? 
13-Offsetleri ve algoritmaları anti virüs nasıl tespit ediyor? 
14-Temel UD yöntemleri nelerdir? 
15-Hangi editörleri kullanmalıyım? 



Detected: Anti virüs yazılımları tarafından offsetleri deşifre edilmiş demektir.


Peki, bu “offset” dediğimiz kavram nedir?

Aşağıdaki resimde gördüğünüz kırmızı kare içerisindeki kodlar programın ofsetleridir. Anti virüs yazılımları bu kodları okuyarak programı taramaktadır.





Undetected: Detect kavramının başına “Un” eki getirilerek, birçok anti virüs yazılımı tarafından keşfedilmemiş anlamına gelmektedir.


Undetect kavramının kısaltması Un ve Detect kelimelerinin baş harflerini kullanarak yapılmaktadır. (UD)



Eğer tüm anti virüsler tarafından offsetleri yakalanmıyorsa, Undetect kavramının başına “Full (Tam)” anlamına gelen FullUntedect getirilir. Full, Un ve Detect kelimelerinin baş harfleri kullanılarak kısaltma yapılmaktadır. (FUD) 



Çoğu arkadaşımız bu kavramları karıştırmaktadır. UD en az bir tane anti virüse yakalanmış demektir, FUD ise hiçbir anti virüs tarafından deşifre edilmemiş demektir.



Bu işe nereden başlamalıyım?
1-Programlamanın mantığını öğrenmelisiniz. Bana göre en az bir tane programlama dili öğrenmelisiniz. Çünkü işiniz, yazılımları anti virüslerden kaçırmaktır. Programlar ile içli dışlı olmalısınız.

2-Temel UD yöntemlerini araştırmalısınız ve bunlara vakıf olmalısınız. Eskidi diye önem vermemezlik yapmayın. Çünkü yapacağınız UD işlemleri bunun üzerine kurulacaktır. Bir nevi hayal gücünüzü geliştirecektir.

3-Hex Workshop, OlyDbg, Res Hacker gibi programları öğrenmelisiniz. Merak etmeyin yazının sonunda bu tür programların hepsini tanıtacağım.

Undetect yöntemleri kaç çeşittir?
Undetect yöntemlerini 2 ana gruba ayırabiliriz:

1-Kaynak koddan yaptığımız UD işlemleri 
2-Editörler yardımı ile yaptığımız UD işlemleri




Runtime UD ve Scantime UD nedir?
Scantime(Kod) : Program çalıştırılmadığında anti virüsler tarafından tespit edilemez iken, çalıştırıldığında anti virüsler tarafından yakalanmasıdır.

Runtime(Algortima) : Program hem çalıştırıldığında hem de çalıştırılmadığında anti virüsler tarafından tespit edilememesidir.

Anti virüsler bir programı nasıl tarar?
Anti virüslerin nasıl tarama yaptığını bilmek çok önemlidir. İki ana şekilde tarama yapmaktadır. Şimdi bu tarama şekillerini inceleyelim.

1-Yukarıda bahsettiğim gibi programın offsetlerini tarayarak yapmaktadır. Yani kaynak kodları tarayarak yapmaktadır.

2-Program çalıştığında klasör ve dosya işlemleri, kayıt defteri değişiklikleri ve ağ hareketlenmelerini izlemektedir. Şüpheli bir hareket tespit ettiğinde anti virüs program deşifre olacaktır.

İşte bu iki ana tarama yöntemleri “Scantime UD” ve “Runtime UD” yöntemlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Eğer offsetleri gizlersek programımız Scantime UD olacaktır. Çünkü anti virüs offsetleri taradığında zararlı offsetleri gözden kaçıracaktır ve deşifre edemeyecektir.

Eğer programın görevini yani yaptığı işlemleri değiştirmeden ve yaptığı işlemlere engel olmadan, algoritmasını(programın çalışma mantığı) değiştirirsek Runtime UD yapmış oluruz. Çünkü programın algoritması değiştiğinde veya gizlendiğinde kodları da değişecektir dolaylı olarak da offsetleri değişecektir. Aynı zamanda kayıt defteri, ağ hareketlenmeleri gibi yaptığı işlemler değişecek veya gizlenecektir. Bu durumda anti virüsün tespit edebileceği şüpheli hareketleri gizlemiş olacağız ve program deşifre olmayacaktır.

Kısacası programın kaynak kodlarını gizlemek Scantime UD, programın algoritmasını gizlemek Runtime UD yapar.


Scantime UD yönteminin mantığı nedir?
Hemen yukarıda bahsettiğim gibi, Scantime UD yönteminin mantığı kaynak kodları dolayısıyla offsetleri gizlemektir.
Zararlı Kod
Zararlı Kod
Zararlı Kod
Zararlı Kod
Zararlı Kod
Yukarıdaki tablo bizim programımızın kodları olsun. Yani programımız tüm kodları zararlı kodlardan oluşmaktadır. Bu programın yakalanması sizce de çok basit değil mi?
Gereksiz Kod
Zararlı Kod
Zararlı Kod
Zararlı Kod
Gereksiz Kod
Peki, programımızın kodları bu şekilde olsa ne olurdu? Bence hala yakalanırdı.

Gereksiz Kod
Gereksiz Kod
Zararlı Kod
Gereksiz Kod
Gereksiz Kod
Ya böyle olsaydı ne olurdu? Baya bir gelişme var, baya bir kendisini saklardı bence.


Gereksiz Kod
Zararlı
Gereksiz Kod
Kod
Gereksiz Kod
İşte bu en güzeli değil mi? Zararlı kodlar bir anlam bile taşımıyor ama programın bütününde zararlı kodların işlevi büyük.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım şudur. Programın kodları ne kadar alışılmışın dışında olursa, anti virüsler zararlı kodları o kadar gözden kaçıracaktır. 

Ve zararlı kodlarımız ne kadar az olursa program o kadar az saldırgan görünecektir ve deşifre olmayacaktır. Burada bizim yapmamız gereken görev, olabildiğince az miktarda zararlı kodlarla işlem yaptırmak olacaktır.

Runtime UD yönteminin mantığı nedir?
Runtime UD yöntemlerinin algoritmayı gizleyerek yapılacağından yukarıda bahsetmiştim. Anti virüslerin ağ hareketlenmeleri, dosya ve klasör işlemleri ve kayıt defterinde yapılan değişiklikleri kontrol ettiğinde de bahsetmiştim. Bizim görevimiz programın yaptığı işlemleri değiştirmeyerek, yaptığı görevlerin aynısını fakat bunu farklı yollarla yapmasını sağlamak olacaktır.



Yukarıda şekilde kırmızı okun zararlı algoritma, yeşil okun ise deşifre edilmemiş algoritma olduğunu hayal ediniz.
Yukarıdaki şeklin anlatmak istediği şudur. Programa yaptırdığınız işlemler alışılmışın dışında, daha farklı yollar olmalıdır. Programın yaptığı işlemlerin değişmesiyle, programın çalışma mantığı dolayısıyla algoritması değişmektedir. Bu sayede anti virüsler programın çalışma mantığını deşifre edemeyecektir.

Runtime UD yöntemleri için birkaç ipucu?

1-Programınıza çok fazla zararlı kod eklemeyin. Yapması gereken işlem ne ise o kadar zararlı kod ekleyin. Hatta yapacağı görevi en az zararlı kodlarla yapmasını sağlayın.

2-Klasik saldırı yöntemlerini iyi bilin ki onlardan farklı yöntemlerle işlemlerinizi programa yaptırabilesiniz.
3-Program açıldığı anda saldırıya geçmesin. Belli bir süre sonra saldırıya geçsin. Zararlı kodları adım adım işlesin. Tüm zararlı kodları aynı anda çalıştırmasın.

Runtime UD ve Scantime UD yöntemleri nelerdir?
İşte buradan sonrasında yalnızsınız. Benim anlattıklarım işin mantığına yönelikti. Temel yöntemlerden yine bahsedeceğim fakat etkili yöntemler uygulamak istiyorsanız, bu yöntemlerin üzerine çıkmalısınız.

Klasik yöntemlerin üzerine nasıl çıkılır?
Hayal gücünüzü geliştirmelisiniz. İster Runtime UD olsun ister Scantime UD olsun programın çalışmasını bozmadan yaptığınız her işlem UD yöntemini kapsamaktadır. İşte bu durum Undetect dünyasının ne kadar geniş olduğunu ortaya sermektedir.

Orijinal UD yöntemlerini geliştirmek için dikkat edilecekler?

1-Çok iyi bir şekilde programlama öğrenmelisiniz, algoritmada ve kodlarda programı bozmadan kolayca değişiklik yapabilmelisiniz.
2-Anti virüslerin programları nasıl taradığını çok iyi bilmelisiniz.

3-Her UD yöntemi merdivenin birer basamağıdır. Bu yüzden var olan yöntemlerin mantığını kavrayamazsanız, en üst basamaklara çıkamazsınız.
İlk madde olan çok iyi programlama bilmeyi size bu dokümanda anlatmam imkânsız. Programlama apayrı bir dünyadır ve aniden, birkaç bilgi ile öğrenmek imkânsızdır. Uzun emekler sonucu programlamanın mantığını kavrayarak öğrenebilirsiniz. Ama ikinci ve üçüncü maddeye kısaca değineceğim.

Anti virüsler temel haliyle nasıl çalışır?
Daha önceden bahsettiğim gibi, programın offsetlerini ve algortimasını tarayarak çalışmaktadır. Bu ikisinin üzerinde değişiklik yaptığımızda UD işlemini gerçekleştirmiş oluyorduk. Programın çalışmasını bozmadan yaptığımız her işlemde UD yöntemini kapsamaktaydı.

Offsetleri ve algoritmaları anti virüs nasıl tespit ediyor?
Program çalıştığında, anti virüs programın yaptığı işlemleri kontrol ediyor. Programın sadece başlangıca bulaşması anti virüs tarafından tehlike oluşturmazken, bununla birlikte görev yöneticisini devre dışı bırakmak, port açmak gibi işlemler bir arada yapıldığında anti virüs programımızı deşifre edecektir.
Bu yüzden yapılan işlemler olabildiğince az ve klasik yöntemlerden farklı olmadır. Çoğu defa tanık oluyorum. Kişi spyware(casus yazılım) kodluyor. Hata mesajı verdiriyor, görev yöneticisini devre dışı bırakıyor, sistem geri yüklemeyi kapatıyor. Sen casus yazılım mı kodluyorsun yani? Benim bildiğim casus yazılım kendisini kullanıcıya hissettirmez. Casusluk yapar, sisteme zarar vermez. Gereğinden fazla zarar vermek iyi bir şey değildir.

Anti virüs yazılımları, anti virüs firmalarına rapor göndermektedir. En az iki defa zararlı diye gönderilmiş raporlar anti virüs firmalarının laboratuvarlarında incelenmeye alınır. Bu incelemede daha önceden söylediğim gibi programın offsetleri incelenir, programın yaptığı işlemler tespit edilir. 
Daha sonra inceleme sonucunda zararlı olduğu tespit edilirse, anti virüs firmasının havuzuna programın Hex imzası eklenir. Daha sonra bilgisayarlarımızdaki anti virüslerin kendisini güncellemesi ile bu Hex imzaları bilgisayarımızdaki anti virüsün veri tabanına eklenir.
Anti virüs yazılımımız, offsetleri tekrar taradığında veri tabanındaki zararlı Hex imzası ile taranan programın Hex imzasını eşitlemeye çalışır. Eğer eşitlenirse anti virüs programımızı etkisiz bırakarak, hemen karantinaya taşıyacaktır. Yani programımız Detect(deşifre) olmuştur.
Eğer rapor gönderen anti virüslerle programımızı tararsak kendi ellerimizle programımızı kurban etmiş oluruz. Program kısa sürede Detect olacaktır ve yaptığımız UD işlemleri boşa gidecektir.

Temel UD yöntemleri nelerdir?
Gereksiz Kod – Scantime
Gereksiz Algoritma – Runtime
Not: Ben vb.net bildiğim için yöntemleri bu dil üzerinden anlatacağım fakat siz benim yaptığım işlemleri değil de ne amaçla yaptığıma odaklanırsanız UD işleminin mantığını kavramış olursunuz. Bu sayede bildiğiniz programlama diline bu yöntemleri entegre edebilirsiniz.

1-“\” , “.exe” gibi şüphe uyandıracak değerleri şifreleme algoritmaları ile şifrelemelisiniz.

2-Projenize gereksiz formlar, gereksiz kod sayfaları ekleyin.

3-Projenizin assembly bilgilerini ve iconunu değiştirin.

4-Projenizde değişken (Dim) ve sabitlerin (Const) isimlerine anlamsız isimler verin.

5-Projenize anlamsız algoritmalar ile anlamsız kodlar ekleyin. Bu eklediğiniz anlamsız algoritmaları ve kodları, zararlı kodlarınızla iliştirin.

6-Projenizdeki apilerin sıralamasını değiştirin ve sahte api ekleyin.

7-Function ve Sub isimlerinize anlamsız isimler verin.

8-Projenizin derlendiği dizini değiştirin. Örneğin, “c:\” dizininde derleniyorsa, “d:\” dizininde derleyin.


Hangi editörleri kullanmalıyım?

1-Peid: Nesnenin en son ne yapılmış olduğunu gösteren programdır.

2-Hex Workshop: Programın offsetlerini gösteren ve bu offsetler üzerinde değişiklik yapabileceğimiz programdır.

3-OlyDbg(X0R): Bu programda Hex Workshop programına benzerlik göstermektedir. Offsetlerde değişiklik yapabilme imkânı sağlar.

4-Lord PE: Programımızı Hex editörleri ile işlem yaptığımızda çalışmadığı durumda, tekrardan çalışır duruma getiren programdır.

5-Av Fucker: Programın offsetlerini teker teker değiştirerek yeni dosya oluşturur. Sonra anti virüslere taratarak yakalanan offsetlere sahip programlar silinir. Bu sayede hem anti virüslere yakalanmayan offsete sahip program bulunur.

6-Res Hacker: Programın iconunu ve assembly bilgilerini değiştirebilme imkânı sağlar. DLL dosya eklememize de yaramaktadır.

7-Resource Tuner: Program hakkında geniş işlem yapabileceğimiz çok fonksiyonlu programdır.

8-UPX: Exe dosyalarını sıkıştırmaya yarayan programdır.

9-PE Explorer: Programımızda birçok değişiklik yapabilmemizi sağlayan programdır.

Yazının sonuna geldik. Olabildiğince başlangıç seviyesindeki bilgileri verdiğimi düşünüyorum. Bu işe başlamak isteyen arkadaşlar için rehber olacağını düşünmekteyim.

Tüm bu yazıyı PDF olarak indirmek istersen buraya (alternatif) tıkla. 
zaman : Yorum bırak

Kripto Termonolojisi


Termonoloji; bir sanat, bir bilim ya da bir teknik dalında özel olarak kullanılan terimlerin tümüne denir. Bu makalemizde Kriptoloji & Kriptografi de sürekli karşılayaşacağımız terimleri anlaşılabilir bir dille anlatmaya çalışacağım.
Şifreleme (encryption): Verinin kriptolanması. Şifreleme süreci mesajı gönderen tarafından gerçekleştirlir burda amaç içeriğin gizli kalması. Şifre çözme işlemei şifreleme sürecinden geçmiş mesajı alan kişinin deşifrelemesiyle ortaya çıkmaktadır. Anahtar (ip ucuda diyebiliriz.) eğer varsa deşifreleme süreci daha kolay olmaktadır.
Deşifre (eecrypting): Verinin kripto özelleiğini yitirmesi.
Şifreli metin (ciphertext): Verinin standart yada özel algoritmalar ile kriptolanması.
Düzmetin (plaintext): Verinin ilk kriptolanmış ilk hali diyebiliriz.
Anahtar: Verinin çözümü için lazım olabilecek ip ucu.
Genel Anahtar (Puplic key): Herkesin görebileceği anahtar.
Gizli anahtar (Secret key): Verinin kriptolanmış halini görmek için iş yarayan anahtardır.
 

12 Nisan 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

Imma Be CRYPTER v1 [REUD 23.02.2014]- [4/34 01.03.2014]

Imma Be CRYPTER v1 [REUD 23.02.2014]- [4/34 01.03.2014]



+ Yazılım Adı : Imma Be CRYPTER
+ Yazılım Sürümü : v1.0
+ Yazılım Üreticisi (Coder) : localhost/eksikeksik

+ Tarama Sonuçları :
File Name: Stub.exe
File Size: 29.5 KB
Scan Date: 2014-02-22
Scan Result: 2/34 

MD5: 247288f60abecfe1eb2d2126c2b0690d
Verified By NoDistribute: Virus Scan Result

AVG Free: Clean
ArcaVir: Clean
Avast: Clean
AntiVir (Avira):TR/Dropper.MSIL.Gen
BitDefender: Clean
VirusBuster Internet Security: Clean
Clam Antivirus: Clean
COMODO Internet Security: Clean
Dr.Web: Clean
eTrust-Vet: Clean
F-PROT Antivirus: Clean
F-Secure Internet Security: Clean
G Data: Clean
IKARUS Security:Trojan.Msil
Kaspersky Antivirus: Clean
McAfee: Clean
MS Security Essentials: Clean
ESET NOD32: Clean
Norman: Clean
Norton Antivirus: Clean
Panda Security: Clean
A-Squared: Clean
Quick Heal Antivirus: Clean
Solo Antivirus: Clean
Sophos: Clean
Trend Micro Internet Security: Clean
VBA32 Antivirus: Clean
Zoner AntiVirus: Clean
Ad-Aware: Clean
BullGuard: Clean
Immunet Antivirus: Clean
K7 Ultimate: Clean
Panda CommandLine: Clean
VIPRE: Clean

+ Ekran Görüntüsü :





+ İndirme Linki :Dosya.tc - cretsiz, Hzl ve Kolay Dosya Paylam 

Dosya.tc - cretsiz, Hzl ve Kolay Dosya Paylam
 
 
 

Kod:
MD5 : 4fa97cfa4be9539560780882e26cf78b


Kod:
MD5 Çözemeyenler için decrypt edilip DECRYPTER sitelerine yayılmıştır.
---> http://md5decryption.com/

3 Mayıs 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

RSA Şifreleme Algoritması

RSA algoritması, Amerika’ da 1983 yılında MIT’ten patent almıştır. Bu patent 21 Eylül 2000 de son bulmuştur. Ancak patenti daha önce bir uygulamaya ait olduğu için bir başka ülkede patent alınamaz.

Bir genel anahtarlı şifreleme tekniği olan RSA, çok büyük tamsayıları oluşturma ve bu sayıları işleminin zorluğu üzerine düşünülmüştür. Anahtar oluşturma işlemi için asal sayılar kullanılarak daha güvenli bir yapı oluşturulmuştur. Anahtar oluşturma algoritması şu şekildedir:
• P ve Q gibi çok büyük iki asal sayı seçilir.
• Bu iki asal sayının çarpımı N = PxQ ve bu bir eksiklerinin ?(N)=(P-1)x(Q-1) hesaplanır
• 1’den büyük ?(N)’den küçük ?(N) ile aralarında asal bir E tamsayısı seçilir.
• Seçilen E tamsayısının mod ?(N)’de tersi alınır, sonuç D gibi bir tamsayıdır.
• E ve N tamsayıları genel anahtarı, D ve N tamsayıları ise özel anahtarı oluşturur.
Genel ve özel anahtarları oluşturduktan sonra gönderilmek istenen bilgi genel anahtar ile şifrelenir. Şifreleme işlemi şu şekilde yapılmaktadır: Şifrelenecek bilginin sayısal karşılığının E’ ninci kuvveti alınır ve bunun mod N deki karşılığı şifrelenmiş metni oluşturmaktadır. Genel anahtar ile şifrelenmiş bir metin ancak özel anahtar ile açılabilir. Bu yüzden şifrelenmiş metin, yine aynı yolla, şifrelenmiş metnin sayısal karşılığının D’ninci kuvveti alınır ve bunun mod N deki karşılığı orjinal metni oluşturur.

Basit bir örnek ile algoritmayı tekrar anlatalım. Örneğin basitliği açısından daha küçük asal sayılarla çalışacağız. Öncelikle genel ve özel anahtarlarımızı oluşturalım.
• P=7 ve Q=17 gibi iki asal sayı seçelim.
• Bu iki asal sayının çarpımı N=PxQ; N=119 ve bu iki asal sayının bir eksiklerinin çarpımı ?(N) = (P - 1)x(Q-1); ?(N) =96 olarak hesaplanır.
• 1’den büyük 96’dan küçük 96 ile aralarında asal bir E=5 tamsayısı seçelim.
• Seçilen E=5 tamsayısının mod 96’da tersi alınır, sonuç D=77 gibi bir tamsayıdır.
• 5 ve 119 tamsayıları genel anahtarı, 77 ve 119 tamsayıları ise özel anahtarı oluşturur.
Bu algoritmada iki asal sayının çarpımını kullanarak anahtar oluşturulmasının sebebi, iki asal sayının çarpımını asal çarpanlarına ayırmak asal olmayan sayıları ayırmaktan daha zorlu olmasıdır. Şimdi oluşturduğumuz {5, 119} ve {77, 119} anahtarlarımızı kullanarak şifreleme yapalım. Örnek olarak, 19 sayısını genel anahtarımızla{5, 119} şifreleyelim. 19 sayısının 5’inci kuvvetinin mod 119 daki karşılığı olan 66, 19 sayısının RSA şifrelenmiş halidir. Özel anahtarımızı {77, 119} kullanarak 66’nın 77’nci kuvvetinin mod 119 daki karşılığı tahmin de edebileceğiniz gibi 19 dur.

İki tamsayının aralarında asal olup olmadığının testi için matematikten de bildiğimiz Öklit algoritması kullanılır. Çok büyük asal sayı oluşturmak oldukça zor bir iştir. RSA ile günümüzde 1024 bitlik bir anahtar (yaklaşık 300 basamaklı bir sayı) basit uygulamalar için yeterli bir şifreleme tekniği olarak kullanılabilir.

RSA algoritması, bir şifreleme algoritması için oldukça basit bir algoritmadır. Buna karşın sürekli çok büyük asal sayı oluşturmak oldukça zor bir işlemdir. Asal sayılarının bilinen bir formülü yoktur. RSA algoritmasını biz de yazabiliriz, ancak algoritmanın tüm detaylarıyla teker teker uğraşmak zorunda kalırdık. Bunun için, Microsoft .NET Framework’ te hali hazırda RSA uygulaması geliştirebilmek için RSA sınıfı bulunmaktadır. Kullanımı oldukça basit olduğu için bir web servisi ile örneklendirebiliriz. Bunun için bir web servisi oluşturalım. Bu web servisine rsa isimli sınıfından bir değişken tanımlayalım. Bu web servisine şifreleme ve deşifreleme için aşağıdaki iki web metotu ekleyelim.
C#


   [WebMethod] 
public string Encrypt(string stringToEncrypt) 
{ 
    byte[] buffer Encoding.UTF8.GetBytes(stringToEncrypt); 
    return Encoding.UTF8.GetString(rsa.Encrypt(buffer,false)); 
} 

[WebMethod] 
public string Decrypt(string stringToDecrypt) 
{ 
    byte[] buffer Encoding.UTF8.GetBytes(stringToDecrypt); 
    return Encoding.UTF8.GetString(rsa.Decrypt(buffer,false)); 
}  
VB.NET


   <WebMethod()> Public Function Encrypt(ByVal stringToEncrypt As String) As String 
        Dim buffer As Byte() = Encoding.UTF8.GetBytes(stringToEncrypt) 
        Return Encoding.UTF8.GetString(rsa.Encrypt(bufferFalse)) End Function 

<WebMethod()> Public Function Decrypt(ByVal stringToDecrypt As String) As String 
        Dim buffer As Byte() = Encoding.UTF8.GetBytes(stringToDecrypt) 
        Return Encoding.UTF8.GetString(rsa.Decrypt(bufferFalse)) End Function  
C++.NET


   [System::Web::Services::WebMethod]  String __gcEncrypt(String __gc stringToEncrypt) 
{ 
        Byte buffer[] = Encoding::UTF8->GetBytes(stringToEncrypt); 
        return Encoding::UTF8->GetString(rsa->Encrypt(buffer,false)); 
} 

[System::Web::Services::WebMethod]  String __gcDecrypt(String __gc stringToDecrypt) 
{ 
        Byte buffer[] = Encoding::UTF8->GetBytes(stringToDecrypt); 
        return Encoding::UTF8->GetString(rsa->Decrypt(buffer,false)); 
}  
J#


   /** @attribute WebMethod() */ public String Encrypt(String stringToEncrypt) 
{ 
    ubyte[] buffer Encoding.get_UTF8().GetBytes(stringToEncrypt); 
    return Encoding.get_UTF8().GetStringrsa.Encrypt(buffer,false) ); 
} 
/** @attribute WebMethod() */ public String Decrypt(String stringToDecrypt) 
{ 
    ubyte[] buffer Encoding.get_UTF8().GetBytes(stringToDecrypt); 
    return Encoding.get_UTF8().GetStringrsa.Decrypt(buffer,false) ); 
}  
zaman : Yorum bırak

BLAKE 2 ile Şifreleme


Kriptografi ile ilgilenenler için , Blake 2 ; MD5 ve SHA 2/3 algoritmalarına yeni bir alternatif olarak geçtiğimiz ay duyuruldu . Blake 2’nin bahsedebileceğimiz en yararlı yanı ; yazılımda yüksek performans ile birlikte MD5’ten daha üst düzey güvenlik sağlaması olarak kayıtlara geçiyor .

Blake 2 , SHA 3 final versiyon Blake’den geliştirilerek yapılmış bir şifreleme olarak karşımıza çıkıyor . Önceki versiyonları gibi yüksek seviye güvenlik sunarken , 64-bit platformlarda MD5 kadar hızlı durumda . Ayrıca düşük sistemlerde , Sha 2/3’den %33 daha az RAM kullanımı gerektiriyor .

Blake 2 , Sha 2/3 ve MD5’e oranla son çıkan Intel işlemcilerde daha üst düzey bir performans gösteriyor . Bunun grafiğini de inceleyelim ;

BLAKE2 iki çeşit ile geldi ;

- BLAKE2b ( ya da sadece BLAKE 2 ) 64 bit platformlara optimize edilmiş olarak — NEON tabanlı ARM’ler de dahil .
- BLAKE2s ise ; 8-32 bit platformlara optimize edilmiş olarak .


MD5 kadar hızlı olan ve geçerli bir alternatif olarak sunuluyor . BLAKE2’nin geliştiricileri de , BLAKE2’nin MD5 kadar hızlı ve performans olarak başabaş bir mücadelede olduğunu belirtiyor . Çoğu insanlar geleneksel olarak MD5’i performans yararlarından dolayı kullanmaktadır fakat görünen o kadar hem performans hem de güvenlik açısından aynı seviyede olduğu belirtilen BLAKE2 , MD5’in tabutuna çivi çakacak gibi görünüyor .
zaman : Yorum bırak

Internet Üzerinde Kriptografi

Internet milyonlarca bilgisayarın birbirleriyle bağlanmasıyla oluşmuştur; dünya üzerinde anlık iletişim ve bilgi aktarımına olanak tanır. İnsanlar birbirleriyle mektuplaşmak için e-posta kullanırlar. “World Wide Web”, çevrimiçi iş yapmak, veri yaymak, pazarlama, araştırma, öğrenme ve daha pek çok etkinlik için kullanılır. Kriptografi, güvenli web sayfaları ve güvenli elektronik iletim sağlar. Bir web sayfasının güvenli olması için, bilginin tutulduğu ve bilgiyi isteyen makineler arasındaki iletimin şifreli olması gerekir. Bu, insanların, herhangi bir kaygı duymadan çevrimiçi bankacılık ve ticaret yapmasına veya kredi kartıyla alışveriş yapabilmesine olanak tanır. Kriptografi, internet ve elektronik ticaretin büyüyüp gelişmesinde büyük rol oynar. E-ticaret, hızla yayılmaktadır. Internet üzerindeki ticari işlemler, yılda milyar dolarları aşmaktadır. Bu kadar yüksek miktarlar söz konusu olunca kriptografik güvenlik yöntemlerinin kullanımı zorunlu hale gelmektedir.

E-posta, günlük kişisel veya iş yazışmalarında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Ancak herhangi bir önlem alınmadığında istenen kişilerce ele geçirilebilir ve değiştirilebilir. Şifreleme, mektupların istenmeyen kişilerce okunabilmesini veya değiştirilmesini engeller. Ayrıca, gönderilen mesajın kaynağının doğrulanması veya mesaj içeriğinin değişmediğinin güvencesinin verilebilmesi amacıyla sayısal imza kullanılabilir.


Internet milyonlarca bilgisayarın birbirleriyle bağlanmasıyla oluşmuştur; dünya üzerinde anlık iletişim ve bilgi aktarımına olanak tanır. İnsanlar birbirleriyle mektuplaşmak için e-posta kullanırlar. “World Wide Web”, çevrimiçi iş yapmak, veri yaymak, pazarlama, araştırma, öğrenme ve daha pek çok etkinlik için kullanılır. Kriptografi, güvenli web sayfaları ve güvenli elektronik iletim sağlar. Bir web sayfasının güvenli olması için, bilginin tutulduğu ve bilgiyi isteyen makineler arasındaki iletimin şifreli olması gerekir. Bu, insanların, herhangi bir kaygı duymadan çevrimiçi bankacılık ve ticaret yapmasına veya kredi kartıyla alışveriş yapabilmesine olanak tanır. Kriptografi, internet ve elektronik ticaretin büyüyüp gelişmesinde büyük rol oynar. E-ticaret, hızla yayılmaktadır. Internet üzerindeki ticari işlemler, yılda milyar dolarları aşmaktadır. Bu kadar yüksek miktarlar söz konusu olunca kriptografik güvenlik yöntemlerinin kullanımı zorunlu hale gelmektedir.

E-posta, günlük kişisel veya iş yazışmalarında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Ancak herhangi bir önlem alınmadığında istenen kişilerce ele geçirilebilir ve değiştirilebilir. Şifreleme, mektupların istenmeyen kişilerce okunabilmesini veya değiştirilmesini engeller. Ayrıca, gönderilen mesajın kaynağının doğrulanması veya mesaj içeriğinin değişmediğinin güvencesinin verilebilmesi amacıyla sayısal imza kullanılabilir.
 
zaman : Yorum bırak

Enigma Sifresi hakkinda hersey.

Enigma Şifresi , Almanların tarafında 1nci Dünya savaşına olan katkılarından dolayı iyi bilinir.

Almanlar şimdiye kadar bilinegelen Enigma Makinesini geliştirdiler. Makine, düz yazı harflerini şifreli yazı harflerine çeviren 3 ROTORlu bşir sistem üzerine kurulmuştur.

Rotorlar diğer dotorlar ile kendi eksenleri etrafında dönerler,
böylece Sezar Şifresindeki(Caesar Cipher) gibi yer değiştirme işlemini tamamlarlar.

Makinenin klavyesine bir harf basıldığı zaman, önce ilk rotora gönderilir ve makinenin o andaki ayarına göre o harf değiştirilir(başka bir harf ile). Yeni harf, o andaki ayarına göre dönüştürülecek harf ile yer değiştireceği ikinci rotora geçer.

Bu yeni harf üçüncü rotora dönüşerek geçecek, yine uygun olarak yer değiştirecek. Sonra, bu yeni harf bir yansıtıcıdan yansıyacak ve 3 rotordan da ters sırayla geçecek.enigmayı zamanında bu kadar güçlü yapan rotorlarının kendi eksen ler etrafında dönmeleriydi. Düz metin harfi ilk rotordan geçtiğinde ilk rotor bir kere dönecekti.

Diğer, ikinci rotor ilk rotor 26 kez(alman alfabesi için) dönene kadar sabit ve hareketsiz(fonksiyonsuz) kalacaktı. Sonra ikinci rotor harekete başlıyacaktı. İkinci rotor 26 kere döndüğünde(26x26 harf, ilk rotor 26 kez dönmüştü sonra ilk rotor ikinci 26'yı tamamladığında ikinci rotorda bir kez 26yı tamamlamış oldu ), üçüncü rotorda 1 yönde hareket edecekti. Döngü bütün mesajın uzunluğu kadar bunun gibi devam edecekti.Sonuç değişririlen dönüşüm. Diğer bir deyişle, bir "s" ilk bölümde "b" olarak kodlanabilir, ama mesajın ilerleyen bölümlerinde "m" olarak da kodlanabilir. Rotorların dönmesi prensibi 26x26x26 = 17576 mümkün pozisyona izin verir.

Aşağıdaki diyagram "Alan Turing: The Enigma; Simon and Schuster; 1983" 'den alınmıştır. Şekil enigmada bir harfe basıldığında neler olduğuna grafiksel bir açıklama getiriyor.Sadelik için alfabenin ilk 8 harfi aşağıdaki şekilde kullanılmış, oysaki gerçek makinede 26 harf vardır. Aşağıdaki örnekte kullanıcı "b" girdiğinde "d" çıktı alıyor:



Alıcının mesajı dekode edebilmesi için rotorların ilk ayarlarını bilmesi ve şifrelenmiş metni makineye koyması gerekiyor.

Almanlar bütün alıcıların tarihe göre rotorlarını ayarlayabilecwk bir sistem tasarladılar.
Her yazıcının tarihlere göre detaylandırılmış ayarlar kitabı vardı. Bu sistemin en büyük açığı ise işte bu tarih kitabi idi. Açıkçası, biri rotorların ayarlarının belirli günlere göre olduğunu anlasaydı, kendilerinde enigma olduğunu düşünürsek, o günlerin mesajlarını dekode edebilirlerdi.

Enigma şifresi sonunda Alan Turing ve bir grup bilim adamı tarafından savaşın sonlarına doğru kırıldı. Savaşın sonucuna harikulade etkisi olan bu kodun kırılışı , ittifak güçlerinin Alman mesajlarını çözme ve engelleme yeteneğinin önünü açtı. Bazı insanlar, enigma şifresi kırılmamış olsaydı savaşın sonucu çok farklı olurudu diye düşünmüşlerdir..