3 Mayıs 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

Dünya genelinde atılan twetleri gerçek zamanlı izleyin

Tweetping adlı site size dünyada o an atılan bütün twetlerin sayısını site açıldığından itibaren veri olarak gösteriyor.
Site linki : Tweetping
zaman : Yorum bırak

Facebook Görüldü Yazısını Engelleyin

Bir çok kişinin sorunu olabiliyor, eklentiyi kurun rahatlayın.

Mozilla için :https://addons.mozilla.org/en-us/firefox/user/6260781/

Chrome 
için tıkla

zaman : Yorum bırak

Bir sitenin soyal medyada kaç kere paylaşıldığını ölçün.

Allinks.in

Bu site ile sosyal medyada paylaşılan linklerin ölçümünü yapabilirsiniz. Siteniz ne kadar paylaşılmış.Hangi Sosyal platformda daha çok paylaşılmış gibi verilere ulaşabilirsiniz arkadaşlar.
Site sahibi kardeş ülke Azerbaycan'ındır.



Site: Socset | Social network analyze tool 
zaman : Yorum bırak

Türkçe Alan Adları

Aşağıdaki Sitelerden Türkçe Alan Adları Satın Alabilir ve ya Kontrol Yapabilirsiniz ?
Domain Tescil, Alan Adı Tescili, Alan Adı Kayıt - IHS Telekom
Türkçe Karakterli Domain Kayıt, Register, Yenileme, Türkçe Karakter Alan Adı Kaydı
Web Hosting, Alan Adı Kayıt, Datacenter - turkcealan.com
Türkçe Karakterli Alan Adı Nedir? - Türkçe İsim Tescil - Turkce Domain - Türkçe Alan Adı
Türkçe Domain- Alan Adı Sorgulama
niobeweb.net türkçe alan adı 
zaman : 1 comment

DDoS Ve Bot Korumalı Giriş Scripti

<!DOCTYPE HTML><style type="text/css">div.enenene{position:fixed;text-align:center;z-index:6201;}div.dgfdgd{top:0px;left:0px;width:100%;height:100%;background-color:#323232;}</style><style type="text/css">div.enenene{_position:absolute;}div.dgfdgd{_bottom:auto;_top:expression(ie6=(document.documentElement.scrollTop+document.documentElement.clientHeight - 52+"px") );}</style><div class="enenene dgfdgd" id="engel"></div>
<script language="Javascript">
<!--
var password = "aktif-frm"
var x = prompt("DDos - Bot Koruması == Şifre aktif-frm","")
if (x.toLowerCase() == password) {
alert("Şifre doğru \n \n Sayfaya girmek için Tamam'a tıklayın");
document.getElementById('engel').style.display='none';
}
else {
alert("Hoops Man ! Şifre Yanliş Nereye Gidiyon.. ");
location = "/"
}
//-->
</script>
<HTML>
<HEAD>
<BODY>
<TITLE>aktif-frm.net</TITLE>
<meta name="description" content="aktif-frm.net">
<BODY BGCOLOR="black">
<FONT COLOR="white"><center><FONT SIZE="5">Aktif-FRM Hoşgeldiniz..</FONT></center></FONT>
<br>
<center><img src="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj7Uc2wozWFlL_EmpA5LdQn8s8d8uUTXYfNNLzJKHnfb0pdGKwwmBvHCJnzW-AYb2DDxW-e8ZdxpOvEnfyFrvbUimG7VfDnSaVXWrVw1GU89EJCBwLjGz75X2csXfoB7BtW5zZAL17QjP7j/s1600/koddostu.gif" alt="türkbayrağı" border="0" style="padding:none;border:none;background-color:transparent;"/></center>
</br>
<br>
<br>
<br>
<br>
<br>
<br>
<center><a href="index.php"><img src="http://aktif-frm.net/images/aktif-mavi/logo.png" <a></center>
<br>
<FONT COLOR="white"><center><FONT SIZE="5">Foruma Gitmek İçin Resime Tıklamanız Yeterli Olucaktır..</FONT></center></FONT>
</br>
</br>
</br>
</br>
</br>
</br>
</br>
<FONT COLOR="white"><center><FONT SIZE="4"><a href="http://siteneeklekodlari.blogspot.com/2012/01/sitene-ip-adresi-gorme-kodu.html" target="_blank">İp Numaralarınız Kayit Altına Alınmaktadır</a>
<script type="text/javascript">
//<![CDATA[
try{if (!window.CloudFlare) {var CloudFlare=[{verbose:0,p:1386240590,byc:0,owlid:"cf",bag2:1,mirage2:0,oracle:0,paths:{cloudflare:"/cdn-cgi/nexp/acv=4125811108/"},atok:"a4c5b7deace613b543535eb6937ad16b",petok:"f9711a81bb0ab23cda74017e299685dffdf31c36-1386830278-1800",zone:"aktif-frm.net",rocket:"0",apps:{}}];CloudFlare.push({"apps":{"ape":"89aea5120c6c2504a41c9ffe5c7fc88d"}});var a=document.createElement("script"),b=document.getElementsByTagName("script")[0];a.async=!0;a.src="//ajax.cloudflare.com/cdn-cgi/nexp/acv=616370821/cloudflare.min.js";b.parentNode.insertBefore(a,b);}}catch(e){};
//]]>
</script>
<script type="text/javascript" src="http://www.ip-numaram.com/remoteip.php"></script><noscript><a href="http://siteneeklekodlari.blogspot.com/2012/01/sitene-ip-adresi-gorme-kodu.html">İp Numaralarınız Kayit Altına Alınmaktadır.</a></noscript></FONT></center></FONT>
</BODY>
</HEAD>
</HTML>

16 Haziran 2014 Pazartesi

zaman : Yorum bırak

Kullanıcı adınızı başka kimler kullanıyor ?





Sanal alemde favori nick'inizin hangi sitelerde alınmış durumda olduğunu öğrenmenin en kolay yolu Namechk. Web üzerinden kullanabileceğiniz bir servis olan Namechk, girdiğiniz kullanıcı adının hangi sitelerde mevcut olup olmadığını tespit edebiliyor. Siz de hemen bu sayfadan istediğiniz kullanıcı adının hangi servislerde alındığını görebilirsiniz.

BURADAN

3 Mayıs 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

Facebook'ta çok gizli mesajlar gönderin!


Zaman zaman gizlilik felaketleriyle gündeme gelen Facebook'un gizli ve özel iletişimleriniz için en iyi yer olmadığını çoğumuz biliyor. Bir grup araştırmacı ise Facebook'ta fotoğraflarınız içerisine gizli bilgiler eklemenin bir yolunu geliştirdiler.

Bir Google Chrome eklentisi yoluyla faydalanabileceğiniz işlev, JPEG Steganography yöntemini kullanarak fotoğraflar içerisine istediğiniz veriyi gömebiliyor. Secretbook adındaki eklentinin fotoğraflar üzerinde yaptığı değişiklik, onlara bakılarak fark edilemiyor.

JPEG Steganography, yeni bir yöntem değil ancak sosyal ağlar için sunulması, fikrini hocası profesör Andrew Ker ile geliştiren Oxford Üniversitesi öğrencisi Owen Campbell-Moore'a göre yeni bir girişim. Uygulamayı kullanabilmeniz için sizin ve alıcınızın Secretbook Chrome eklentisini kurması ve Facebook'tayken CTRL+ALT+A klavye kısayolunu kullanarak onu etkinleştirmesi gerekiyor.

Bu işlemin ardından bir fotoğraf yüklediğinizde, fotoğraf içerisine yaklaşık 136 karakterlik bir metin saklamanıza izin veriliyor. Mesajınızı girdikten sonra onu sadece alıcınızın bildiği bir parolayla korumanız gerekiyor. Alıcınız fotoğrafı açıp CTRL+ALT+A tuşlarına bastığında, parolayı girerek gizli metni ortaya çıkarabiliyor.

zaman : Yorum bırak

İlginç Google Kodları

Do A Barrel Roll: İnternette arama yaparken bir savaş uçağında gibi hissetmek ister misiniz? "do a barrel roll" yazdığınızda tüm sayfanın döndüğünü göreceksiniz.

Google'da "Askew" veya "tilt" aramalarını yaptığınızda, sayfanın biraz yana yattığını fark edeceksiniz.

"Google gravity" yazın ve "Kendimi şanslı hissediyorum" düğmesine basın. Sayfadaki tüm öğelerin yerçekimine kapılıp düştüğünü göreceksiniz.

Arama kutusuna ''let it snow'' (kar yağdır) yazın...

Recursion: "Kendini sonsuz olarak tekrar etme" anlamındaki bu sözcüğü arattığınızda, Google size aynı aramayı yapmanızı öneriyor:

Sürpriz bir terim : " zerg rush " 
zaman : Yorum bırak

0.Facebook geri döndü!


En etkili sosyal ağlardan olan Facebook yaklaşık 1,5 sene önce son verdiği 0.facebook.com adresini tekrar ücretsiz olarak açtı. Facebook’un bu jesti büyük ilgi gördü. 22 Ocak 2014′e kadar ücretsiz olmaya devam edecek.
KAYNAK: 0.Facebook Geri Döndü Yine Ücretsiz!



zaman : Yorum bırak

Şifrelere Bir De Bu Gözle Bakın

Hergün kullandığımız şifreler hakkında bu inanılmaz gerçekleri öğrenince kafanız biraz karışacak...



Hayatımızın, özellikle de dijital hayatımızın en önemli ve rahatsız edici şeylerinden biridir şifreler. Bilgisayarınızı mı açacaksınız? Lütfen şifre giriniz. Facebook mu güncelleyeceksiniz? Şifre! Banka hesabınıza mı erişeceksiniz? Şifre gerekli!

Peki ama iyi bir şifreyi nasıl bulacaksınız? Daha doğrusu iyi şifre nasıl olmalı? Şifreleri nasıl hatırlayacaksınız?

Her gün kendimizi sistemlere tanıtmak için şifreler kullanıyoruz. Bu şifre, sadece bizimtarafımızdan bilinen ve sisteme sadece bizim girmemizi sağlayan bir anahtar oluyor. Facebook, Twitter, posta sağlayıcınız, bankanız ve şifre kullandığınız diğer her yer şifrenizi bir sır olarak saklıyor ve 3. şahıslarla paylaşmıyor. Peki özelinizin sır olarak kaldığından ve ona dokunulmadığından nasıl emin olacaksınız?

Şimdi bir de soruya, sizin özel bilgilerinizin peşinde olan bir "siyah şapkalı hacker" gözünden bakalım. Diyelim ki banka hesabınıza erişeceksiniz ve hacker da sizin şifrenizin peşinde, şifrenizi nasıl ele geçirecek?



İlk ve en kolay yol, şifrenizi yazarken sizi izlerler. Şifrenizin kolay ya da zor olmasının hacker için hiçbir önemi yoktur, sadece şifreyi girmenizi izler. Peki ama bir hacker sizi nasıl "izler"?

Mart ayında, RSA (ABD Savunma Departmanı'nın kullandığı SecurID sisteminin üreticisi) hack'lendi. Birisi iç sistemlere ve ağlara sızdı ve SecurID'ye ait iki-faktör tanımlama anahtarını çaldı. Birkaç ay sonra bu sefer de Lockheed Martin'i hack'leme girişimleri gerçekleşti. Nasıl mı? Basit, phishing (oltalama) ataklarıyla.

RSA'ın alt birim çalışanlarına, sanki firmadan geliyormuş gibi 2011 Geliştirme Planı başlığında bir excel dosyası gönderdiler. Dosya içinde saklı, 0-gün (zero-day) açıklarından yararlanan bir Flash dosyası vardı. Excel dosyası açıldığı anda zararlılar bilgisayara yüklendi ve bilgisayarda bir arka kapı açtılar, bu sayede hackerlar bilgisayarlara ve oradan da ağa erişim sağlamış oldu.

İşte bu andan sonra hacker kontrolü ele alır ve sisteminize keylogger yükleyerek, yazdığınız her şeyi görebilir ve kaydedebilir. Ve eğer sistem şifrenizi ele geçirirse, Sistem Hesap Yöneticisini, Oph***** gibi programlarla kırabilir ve işte tüm şifreleriniz artık saldırganın elinde...

Bir diğer hızrsılık yöntemi daha...



Bir başka yöntem ise - ki en çok kullanılan yöntemdir - ilk aşamada algoritmalar kullanarak şifreler yaratmak ve bu şifreleri sistemde deneyerek doğruyu bulmak... Buna "brute force attack" (tam güç saldırı) adı veriliyor. Sistemlerin bu saldırıya karşı savunma taktikleri var. Genellikle şifrenizi üst üste yanlış girdiğiniz zaman hesabınız kilitlenir veya bazen hatalı şifre girdiğinizde, giriş ekranı gecikmeli olarak karşınıza getirilir ve böylece üst üste denemeler çok uzun süre alır. Bilmenizde fayda var; Windows 7'li bilgisayarlarda, otomatik hesap kilitlemesi varsayılan olarak gelmez. Ve bu dosyalarınızı, özellikle de şifrelerinizin saklandığı dosyaları çalmak isteyen hackerlar'ın işini çok daha kolay hale getirir.

Aslında online koruyucular (kısıtlı şifre deneme hakkı, gecikmeli sayfalar gibi) artık pek işe yaramıyorlar, hackerlar buldukları açıklar sayesinde istedikleri kadar şifreyi bu engellere takılmadan sistemde deneyebiliyorlar. İşte tam bu sırada niçin güçlü bir şifre kullanmamız gerektiği sorusunun cevabı da ortaya çıkıyor.




Numaralardaki güç...



Yeni bir hesap açtığımızda bizden bir şifre belirlememiz istenir ve genellikle şifremizin ne kadar güçlü olduğunu gösteren, bize yardımcı olan bir ekran bulunur. Bu yardımcı ekran, şifrenin uzunluğuna, büyük - küçük harf, numara ve sembol kullanıp kullanmadığımıza göre bize yol gösterir.

Şifrelerin gücü entropi ile ölçülür; yani içerdiği bit miktarı... Yüksek bit miktarına sahip, fazla entropili şifrelerin kırılması daha zordur.

Entropi, bir olayın öngörülebilmesinin ölçütüdür. Mesela bir bozuk parayı fırlattığınızda kesinlikle yazı ya da tura geleceğini bilemezsiniz. Yani bu işlem maksimum entropiye sahiptir. Fakat bir yazı okurken sırada gelecek olan şeyleri tahmin edebilirsiniz ve çeşitli yargılarda bulunabilirsiniz; A harfi Z harfinden daha çok görünür gibi...

Tahminen şu anda okuduğunu bu yazının entropisi karakter (8bit) başına 1 ile 1.5 bit arasındadır. Yani entropi, bir mesajın gerçek anlamını kaybetmeden ne kadar sıkıştırılabilir olduğudur. Bir yazıyı yaklaşık yüzde 80 oranında kayıpsız sıkıştırabiliriz, bu da bize yazının entropisini verir.

Şifre entropisi



Örneğin ATM'lerde kullandığımız PIN'leri ele alalım; yani sadece rakam kullanabildiğimiz şifreleri... Her karakter 0-9 arasında bir rakam olmak zorunda. Bilgisayar ortamında şifrelerin gücü, boyutuyla yani bit miktarıyla ölçülür. ASCII karakter setinde, her karakter teoride 8 bit alan kaplar fakat çoğu bit sıkıştırılarak "sayının esas niteliği" bozulmadan göz ardı edilebilir. Mesela, 0 için 0000 veya 1 için 0001 gösterimi kullanılabilir. Bu durumda karakter başına gerçek boyut 3.3 bit olur. Ve her rakamı farklı rastgele 4 rakamlı bir şifre ortalama 13bit boyutunda olur.

Yani 4 rakamlı bir PIN'i tahmin etmek bir bozuk parayı üst üste 13 kere yazı ya da tura atmakla eşdeğer şansta. Ufak bir hesaplamayla 2^13=8.192 farklı yolu olduğunu görüyoruz bunun. Bunca farklı kombinasyon arasından doğru şifreyi bulmak zor gözüküyor.

Şimdi tekrar hacker'ın bakış açısından bakalım. Çeşitli şifre yaratma programları saniyede bir milyon şifre yaratıp deneyebiliyor. Bir milyon yaklaşık 2^20 ediyor, yani hacker saniyede 20bit veri deneyebiliyor. 13 bitlik PIN'imiz bir saniyeden daha kısa sürede hacker'ın eline geçti bile...

Önlemler var ama yeterli mi?



Neyse ki buna karşı alınan çeşitli önlemler var, mesela şifrenizi 3 kere üst üste yanlış girdiğinizde sistem kitleniyor. Yeterli mi dersiniz? Bir senede yaklaşık 2^25 saniye var. Yani bu koşullarda hacker yılda 45 bit veri deneyebilir. Yani 45bit boyutundaki şifreniz bile ancak 1 yıl için güvenli sayılır. Şifreye eklenen her bit, şifreyi kırma süresini 2 kat artırır, yani 50 bitlik bir şifreyi kırmak 32 sene sürer diye düşünebiliriz. Fakat şifre kırma hızı 2 katına çıkarsa, zamanı da yarıya düşer. Yani daha hızlı bir program kullanan hacker karşısında yine başladığımız yere dönmüş oluruz.

PIN'lerin yapısı ve sağlamlığı hakkında bilgi sahibi olduk. Şifreleri oluştururken başka karakter setlerinden de yararlanabiliriz. Örneğin bir zamanlar kablosuz modemlerimizin güvenliğini sağlayan WEP şifrelerini ele alalım. A-F arası harflerden oluşan bu şifre 10 karakter içeriyordu. Her karakter 4 bit boyutunda ve 10 karakterden oluştuğu için 40 bitlik bir şifremiz oluyor. Brute force attack (tam güç saldırı) ile 220 saniyede (toplam 11 gün) şifre kırılabilir. Gerçi WEP'in başka güvenlik zaafları da olduğu için brute force attack'a pratikte ihtiyaç duyulmaz.

Ne kadar karışık, o kadar iyi



Bir de tüm alfabe harflerinden oluşan şifreler var. İngiliz alfabesinde 26 harf var ve her karakter 4.7 bit alan kaplıyor. Senelik -bir sene boyunca kırılmayacak- bir şifre istiyoruz. Eğer büyük - küçük harf ve rakam kullanacak olursak toplamda 62 karakterlik setimiz oluyor ve 8 karakterli rastgele bir şifre yeterli oluyor. Eğer noktalama ve özel işaretleri de katarsak bu bize fazladan 16 karakter katıyor ve 7 karaterli bir şifre yeterli oluyor.

Tabi şifre ne kadar karışık olursa hatırlamak da o kadar zorlaşıyor. Bunun üstesinden gelmek için "rastgele gözüken" şifreler seçebilirsiniz. Mesela 2.000 kelimeden oluşan bir tablo düşünün, senelik bir şifre yaratmak için kaç tane kelimeyi ard arda dizmeniz gerekir? Şaşırtıcı ama cevap 4. Ortalama 7 harften oluşan 4 kelime 28 karakterlik bir şifre yapar. Sıralı ve mantıklı 4 kelimeyi hatırlamak rakamları hatırlamaktan çok daha kolaydır.

Yazıyı okuduktan sonra şifrenizi değiştirmeyi ve mümkünse her 6 ayda bir şifre değiştirmeyi düşünmeye başlamış olmalısınız. Umarız bunu sağlamayı başarmışızdır...

22 Nisan 2014 Salı

zaman : Yorum bırak

Seo Ve Sem Arasındaki Farklılıklar

Müşteriler tarafından sorulan SEO (Search Engine Optimization) ve SEM (Search Engine Marketing) arasındaki fark sorusunu sık sık cevaplarız. Tanımsal olarak belirgin farklılıklar olması kadar her ikisinin de farklı sonuçlar sunması not edilmesi gereken önemli bir durumdur ve her ikisinden beklentileriniz farklı olmalıdır.

This image has been resized.Click to view original image


SEO Nedir?
Belirgin yatırım ve içerik konusunda etkin bilgi gerektirir fakat zaman içerisinde “bedavadan” trafik sağlar. Google’ın organik sıralamasında yer almak için şunlar gereklidir:
-İçerik Kalitesi
-İmla ve dilbilgisi
-İçerik uzunluğu (fazla olması çoğu zaman daha iyidir)
-Sosyal notlar ve yetkinlik
-Popülerlik
-Web sayfası ziyaretleri ve hemen çıkma oranı
-Sosyal notlar ve yetkinlik
-Sosyal oylar (beğeniler, tweetler vb.)
-Kalite ve web sayfası backlinklerinin sayısı
-Erişilebilirlik
-Hızlı dizinlemeye izin veren Google Crawler’ın içeriğe erişimi
-Temiz ve etkili Robot.txt
-Uygun meta başlıkları ve açıklamaları
-Sayfada anahtar kelime optimizasyonu
-Sayfa yükleme süresi (hızlı yüklenme süresiyle Google’da daha yüksek sıralama elde edilir)
-Domain yaşı (yaşlı domain daha iyidir)
-İçeriğe özgü XML ve HMTL Sitemap
Arama motorlarının tamamı organik arama sonuçlarına bakar. Yapılan bir ankette aramaların %47′sinin ücretli reklamlar ve organik arama sonuçları arasındaki farklılığı ayırt edebileceği ortaya çıkmıştır. Ancak sadece aramaların %9′unda organik sonuçlar birinci sırada yer almıştır.

This image has been resized.Click to view original image


SEM Nedir?
Pek çok kişi arama motoru pazarlama yani SEM tabirini çok geniş kapsamlı olarak tanımlar. Bu tanımlamada websitesinin arama motorları yönündeki pazarlama stratejilerine her şey dahil edilir ve bu tanımlamaya SEO da dahildir. SEM, arama motorlarında reklam satın alma yoluyla trafik elde etme işlemidir. Bazen ödemeli arama, bazense CPC (tıklama başına fiyat) veya PPC (tıklama başına ödeme) olarak adlandırılır çünkü arama reklamlarının çoğu CPC/PPC temelindedir.
Esasen SEM konusunda üç ana nokta bulunmaktadır:

Arama Motoru Reklamcılığı: Bu konu arama sonucu sayfalarında reklamlarınız yer almasını ifade eden geleneksel yöntemdir ve bu ayrıcalık için arama motorlarına ücret ödersiniz. Bu reklamlar belirli anahtar kelimeler için dizinlenecektir ve eğer bir kullanıcı belirli anahtar kelimeyi araması durumunda sizin reklamınız gözükebilecektir. Genellikle reklamın tıklanma miktarından çok reklamın alacağı görüntülenme rakamı kadar ödeme yaparsınız.
Ücretli Katılım: Ücretli katılım, arama motoru firmasının websiteleri için ilgili sonuçlarda dizinlemek için ücret talep etmesi anlamına gelmektedir. Yeni bir websitesi açtığınızı ve websiteniz için bir kelime almak istediğinizi düşünelim. Ücretli katılım kullanabileceğiniz yöntemdir; özellikle arama motorlarıyla doğrudan iletişime geçebilir ve sitenizi belirli ücret karşılığında kayıt ettirebilirsiniz. Örneğin Alta Vista bu tür ücretli bir servis sunmaktadır. Bazı arama motorları hariç çoğu arama motoru websitenizin listelenmesi için ücret talep etmektedir.

Tıklama Başına Ücret (PPC) Reklamcılığı: Kısaca PPC, online reklamları ücretlendirmek için uygulanan bir formüldür. PPC programlarında online reklamcılar, bir satış yapılsın veya yapılmasın internet yayıncılarına üzerinde anlaşılan PPC oranı kadar ödeme yaparlar.
Arama motorlarında PPC konusunda ise reklamcılar bir anahtar kelime için fiyat teklifi sunarlar ve böylece PPC oranı değişiklik gösterir. Tek bir sitede (veya içerik siteleri ağında) sitenin yayıncısı genellikle ayarlanmış bir PPC oranı belirler.


Hangisi sizin için daha iyi?
Arama motorlarında başarıya ulaşmanın yolu her iki yöntemi de uygun bir şekilde kullanmaktır. Bu şekilde bir kampanya yürütmeniz halinde her iki branşında avantajlarından yararlanabilirsiniz.
Düzenli ödeme ve organik arama stratejisi ile siteniz anında organik sıralamada yükselirken ücretli listelenme konusunda da anında sonuç elde edersiniz. Bu yöntemle aradığınız anında trafik yükselimini elde edebilirsiniz ve PPC harcamalarınızı kesmeye hazır olduğunuz zaman uzun vadeli SEO çalışmalarınızın meyvelerini toplamaya başlamış olacaksınız.

3 Mayıs 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

Milyonlarca Facebook şifresi sıfırlandı

3 Ekim tarihinde Adobe sunucularına yapılan saldırı sonucunda milyonlarca şifreyi ele geçiren korsanlar kullanıcıların bu bilgilerini kullanarak sosyal medya hesaplarını dahi ele geçirmeye çalışmıştı.
Son olarak Adobe'dan yapılan açıklamada ise şifrelerin resetlendiği duyuruldu. Kullanıcıların pek çoğunun şifre sorununu ciddiye almadığının farkında olan Adobe bu yöntemle şifrelerin değiştirileceğini umuyor.
Siz de hala 3 Ekim'den bu yana şifrenizi değiştirmediyseniz mutlaka yeni bir şifre belirlemelisiniz. Bunun dışında Adobe hesaplarınızda kullandığınız şifreyi eğer Facebook gibi herhangi bir sosyal medya hesabında kullanıyorsanız bu şifrede de değişikliğe gitmelisiniz.


 

26 Nisan 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

PHPDolphin için Twitter Teması | Ücretsiz


                                                    Temadan Görüntüler:


















3 Mayıs 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

Skype de konuştuğunuz kişinin IP adresini öğrenmek

Skype de konuştuğunuz kişinin IP adresini öğrenmek istiyorsanız.Konuştuğunuz kişi size bişi yazınca başlat > çalıştır > cmd yazın tamam'a tıklayın.Açılan pencereye netstat -n komutunu yazın enter'e basın.

Skype Portu: 34965


 
zaman : Yorum bırak

Skype Suriye Elektronik Ordusu tarafından hacklendi!


Skype geçtiğimiz saatlerde, bloguna, Microsoft ve Twitter hesaplarına yapılan çirkin saldırılardan ötürü Suriye Elektronik Ordusu'na sitem dolu mesajlar yayınladı. Attığı tweetle dile getirilen sitemde Suriye Elektronik Ordusu'nun Skype'a verdiği zararın boyutu gözler önüne seriliyor.

Beşşar Esad rejimini destekleyen Suriye Elektronik Ordusu (SEA), dün akşam TSİ 21.30 sularında Skype'a saldırı başlattı. Birkaç saat içinde blog sayfası, Microsoft ve Twitter sayfaları hack'lenen Skype, SEA'ya tweet atarak 'casusluk yapmayı bırakın' çağrısı yaptı. Saldırının başlamasının ardından Skype'ın Twitter hesabından tweet atan SEA, "Microsoft hesabınızı kullanmayın, bilgilerinizi hükümetlere satıyorlar" ifadesini kullandı.


SEA, bu tweet'i bir süre sonra retweet etti ve altına 'Kaçırılan için' mesajını koydu. Skype'a saldırılarını blog sayfası ve Twitter üzerinden devam ettiren SEA, "Microsoft'a hesabınızı ve e-postalarınızı denetlediği ve bu bilgileri kullandığı için teşekkür edebilirsiniz" dedi ve Microsoft'un eski CEO'su Steve Ballmer'ın bilgilerini verdi.

Faaliyetlerine 2011 yılında başlayan ve ilk başta bağımsız bir grup olmasına rağmen zamanla Esad rejimine açıkça destek veren SEA, geçtiğimiz yıl New York Times, BBC ve Financial Times gibi büyük medya markalarını hack'leöişti. Örgüt, en büyük saldırısını AP haber ajansına düzenlemiş ve ABD Başkanı Barack Obama'nın Beyaz Saray'a düzenlenen bir saldırıda yaralandığı asparagasını yaymıştı (ntvmsnbc)
 

25 Nisan 2014 Cuma

zaman : Yorum bırak

CyberCODER Beğeni Scripti V1.0 – Patlayan Tokenleri Siler!


Bu Script sayesinde veritabanınızda gereksiz tokenler kalmayacaktır. Bunun iyi yanı siteniz yavaşlamayacak ve sistem hızlı çalışacaktır!




Scriptin Özellikleri;

1-Tüm Token Linklerini Kabul Eder!

2-Boşa Token Harcamaz!

3-ID ile beğendirme işlemi yapıyor!

KURULUM NOTLARI:

1- Rardan çıkardığınız klasörü açın
2- config.php yi kendi db bilgilerinizi yazın
3- Konuya sql eklemedim Likers tablosu olan sql'erde çalışır.



Rar Şifresi : cmdeagle.blogspot.com


3 Mayıs 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

Mark Zuckerberg’in mesaj kutusuna giren Türk Hacker’ın İlginç Mektubu

Doğukan isimli Türk hacker, dünyanın en büyük sosyal ağ sitesi Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in mesaj kutusuna girdi, bakın neler yaptı?

İŞTE DOĞUKAN’IN MEDYAFARESİ.COM’A GÖNDERDİĞİ MEKTUP…

2 ay önce (8 ay oldu) kuzenim kalp amelliyatı geçirdi. kendisi 14 yaşında ve kalp pili takıldı. Kuzenim amelliyata girmeden önce “bana laptop alırsanız amelliyat olurum” demişti. ben de ona amelliyat olursa eğer laptop alacağımı söylemiştim. ertesi gün facebook’a girdiğimde, facebook sitesinin açıklarını bulana 500$ para ödülü verildiğini duydum ve bunun yanında açıklarını bulanların adlarını sitelerinde yayınlayacaklardı. Ben de fırsattan istifade hemen bu etkinliğe katıldım. Zaten facebook’un açıklarını biliyordum fakat düzeltirler diyerekten geçiştiriyordum. Bu sayede kuzenime laptop alabilmek için elime çok güzel bir fırsat geçmişti. Hemen facebook’a bildiğim ilk açığı ihbar ettim. Açık şu şekildeydi, kişiler beni fotoğraf albümlerini görmemem için engellemelerine rağmen ben facebook mobile app. aracılığıyla kişinin fotoğraf albümlerine girip, resimleri görüntüleyip, beğenip, yorum yazabiliyordum. Bunu facebook’a ilettim. dört gün sonra cevap geldi. Bununla ilgili ekran görüntüsü göndermemi istediler. ben de tam ekran görüntüsü alacağım sırada bir baktım ki açık düzeltilmiş. Onlara: “bunu siz mi düzettiniz?” gibi sorular sormadan, tekrar facebook’u incelemeye aldım. Bu sırada çok çok daha büyük bir açık buldum! Bu açık şu şekilde işliyordu. Kişiler, kendilerini kimse görmesin diye profillerini gizledikleri halde profilleri açılabiliyor. Bu sayede gizlilik ilkesi ihlal oluyordu. Açık sadece bununla bitmiyor. En can alıcısı ise, kişiler kendilerini arkadaş olarak eklenmesinler diye, “arkadaş ekle” tuşunu kapatmalarına rağmen, kişileri arkadaş olarak ekleyebiliyordum ve son olarak da aynı şekilde, kişiler kendilerine mesaj gönderilmemesi için mesaj gönderme tuşunu kapatmalarına rağmen kişilere mesaj gönderebiliyorum. bunların hepsi tamamıyla çok büyük güvenlik ve gizlilik açıkları. Bunların gerçekleştiği anların video kayıtlarını aldım ve bu video kayıtlarıyla birlikte facebook’a gönderdim. İki ay olacak açıklardan bazılarını düzelttiler. arkadaş olarak ekleme açığını da düzelttiler fakat bana bunu nasıl yaptığımı soruyorlar. 2 ay oldu ve hala bunu nasıl yaptığımı çözemedi koskoca facebook. Adımı artık listede yazmalarını ve verdikleri ödül sözünü gerçekleştirmeleri için sitem edercesine bir e-mail gönderdim. Bana henüz bunu yapamayacaklarını ve gerekçe olarak da “bunu nasıl yaptığımı hala çözemedikleri” olduğunu söylediler. Eğer bunu nasıl yaptığımı çözebilirlerse, ondan sonra bana geri dönüş yapabileceklerini söylediler. Bu 2 aylık süre içerisinde benden başka 14 kişinin daha adını listeye yazdılar. Ama benim adım yazılmadı. Koskoca Facebook’un en büyük açıklarını buluyorum ve bunları kapatmaları için yardımcı oluyorum ama bana yapılana bakın. En son olarak kendileri bu işi çözemeyince beni Facebook Türkiye’ye yönlendirdiler. Facebook Türkiye’den de gelen e-mail neredeyse aynıydı tek fark bu sefer mailin içeriğinin Türkçe oluşuydu. Bana bu mailde de bunu nasıl yapabildiğimi sordular ve ben onlara da söylemedim. yarım saatlik bir video kaydı var. onu iyice izleyin dedim. bulamazsanız bari mark zuckerberg’e sorun dedim….

Bulduğum açıklar:

mobil facebook uygulaması sayesinde gizlenmiş fotoğraf albümlerini açmak, o albümlere ve resimlere yorum yazıp, beğenmek.

ilk olarak bunu facebook’a bildirdim ve bunu düzelttiler.

bu açık sayesinde gizlilik ilkesi hiçe sayılarak kişilerin “gizlediklerini sandıkları” resimlerini ve albümlerini görebiliyoruz.

–ikincisi kullanıcı kendini “başkaları tarafından bulunmamak için” gizlemesine rağmen o kişiyi bulabiliyorum.

Bu sayede “arama motorunda ve facebook’da bulunamayacağını düşünen kişilerin” hesapları sanki hiç gizlenmemiş gibi ortaya çıkıyor.

ve bu kişileri bu sayede tabiri caizse sobelemiş oluyorum, arkadaşlık isteği ve mesaj gönderebiliyorum.

facebook bunu henüz düzeltemedi…

–üçüncü açık ise, “arkadaş olarak ekle tuşu” kapatılmış olmasına rağmen o kişiyi arkadaş olarak ekleyebiliyorum.

bunu videoya kaydettim ve facebook’a bunu da bildirdim. bunu da düzelttiler ve onlar düzeltirlerken o an’ı da videoya kaydettim ve ekran görüntüsü aldım.

–bu maddede söyleyeceğim tam bir açık olarak sayılmasa da bir hata diyebiliriz.

Mobil facebook adresinden kişiye mesaj göndereceğiniz zaman gönder yerine mesaj göndermemek için iptal’e basmanıza rağmen mesaj yine de o kişiye gidiyor.

bu sayede, bu durumu bilmeyen biri, yanlış bir içerik yazdıysa eğer veya yanlış kişiye gönderecekse mesajı iptal ettiği halde mesaj o kişiye gidip bir sorun teşkil edebilir.

–bir diğer facebook açığı ise: kişiyi size mesaj göndermemesi için engelleseniz dahi, engellenenler listesine alsanız dahi o kişi size mesaj göndermeye devam ediyor.

işin garip tarafı bu sefer siz ona karşılık vermek için mesaj gönderemiyorsunuz, o kişiyi engellediğiniz için…

bu kişileri gerçekten büyük sıkıntıya sokabilir.

–ve son olarak en can alıcı facebook açığı:

istediğim facebook kullanıcısın hesabı ile istediğim facebook kullanıcısına facebook üzerinden mesaj gönderebiliyorum.

bu bilgi kötü insanların eline geçerse şöyle söyleyeyim mesela küs olan iki milletvekilinin facebook hesaplarını kullanarak birbirlerine kötü içerikli mesajlar gönderir (bu açığı kullanarak)

ve bu iki milletvekili arasında büyük bir sorun olabilir. bu en küçük ihtimal.

ben milletvekillerinin kendi kullandıkları facebook hesaplarını kullandım ve kendime mesaj gönderdim.

o milletvekillerinin haberi dahi olmuyor kendi facebook adreslerinden mesaj gönderildiğinden.

bunu toplu olarak da yapabiliyorum. aynı anda kişiden toplu olarak da mesaj gönderebiliyorum. mesela aynı anda 5 kişiye veya daha fazlasına…

–sadece milletvekilleri değil, dediğim gibi facebook’daki herhangi bir kullanıcının hesabından mesaj gönderebiliyorum.

bunlar; üniversite rektörleri, gazeteciler, ünlüler ve aklınıza gelebilecek herkes olabilir…

facebook’a bunu 100’lerce kez ilettim. Bakın şu şu açıklarınız var dedim. bırakın yazı yazmayı, resim göndermeyi, resmen 10’larca dakikalık video gönderdim nasıl yaptığıma dair,

hâlâ düzeltmiyorlar ve bir tedbir almıyorlar. Facebook açıklarını bulan kişileri ödüllendireceğini söyledi ve ben de bu işe başkoydum. ödül ise açık başına 500$ vereceklerini

ve kişilerin isimlerini facebook sayfalarında yazacaklarını söylediler. ben de o kadar açık bulmama rağmen ve bunları onlara söylememe rağmen ve hatta onların bu açıkların birkaçını düzeltmelerine rağmen

bana ne para ödülümü verdiler ne de adımı sayfalarında yazdılar.

facebook ile konuşmalarımızın hepsi bende kayıtlı.

bana bunları nasıl yaptığımı tam olarak anlatmamı istediler, anlatmadım. sonra beni facebook Türkiye’den safiye hanım’a yönlendirdiler. o da bana sordu bunları nasıl yaptığımı…

ben de Türk birini bulunca ağzıma geleni söyledim Türkçe olarak. Çünkü 1 ay olmuştu ve resmen beni hem oyalıyorlardı hem de benimle dalga geçiyorlardı.

o kadar uzun bir e-mail attım ki ona, sanki o kadar uzun e-maili yazan ben değilmişim gibi bana sadece kısa bir mesaj daha gönderdi o e-mailime cevap olarak ve yeniden nasıl yaptığımı sordu…

ben yine söylemedim. adımı yazın dedim!!! o kadar şey yaptım hâlâ adımı yazmadınız dedim!!! sonra bir daha safiye hanımdan mesaj geldi.

açıkları nasıl yaptığımı söylemediğim için bunu saymadıklarını, buna benzer bir mesaj ile söyledi…

2 ay oldu hâlâ sinirim yatışmadı! Milliyet’te haberim yayınlandı, çok ama çok mutlu oldum.

Birilerinin bunu gerçekten onayladığını bilmek beni gerçekten çok mutlu etti….

BENİM HÂLÂ İSTEĞİM ORDA ADIMIN YAZMASI !!! PARALARI ONLARIN OLSUN !!! BEN HÂLÂ ORAYA ADIMI YAZMALARINI VE ADIMI ORDA GÖRMEYİ ÇOK AMA ÇOK İSTİYORUM..!!!!

bana gönderdikleri en son e-mail şuydu:

You will not be on the whitehat page or get any money.

kısacası bu kadar, ekran görüntüleri de ekleyeceğim birazdan bu e-mail’e. (ekledim)

bu adreste de açıkların videolarını bulup izleyebilirsiniz:
http://www.youtube.com/dgkn01#p/u sağ taraftaki listede tüm açık videoları mevcut.

bu videoda gizli kişinin hesabını açma ve “arkadaş olarak ekle” tuşu kapalı olsa dahi o kişiyi arkadaş olarak ekleme açığı var:


bu videoda da facebook yapımcılarının hesaplarından kendime gönderdiğim mesajların videosu:
http://www.youtube.com/user/dgkn01#p/u/8/xtofImMI8uM

Milliyet’in haberinden sonra çoğu internet haber sitesi bu haberi: “Facebook’u dize getiren Türk’ün inanılmaz öyküsü!” adlı başlık ile haber yapmış…

aslında bu kadar açığa nasıl ulaştığımı, bu yola nerden girdiğimi gerçekten bilseler, çok çok daha inanılmaz bir öykü olduğunu anlarlardı…

kuzenim kalp ameliyatı oldu. kendisi daha 14 yaşında ve ameliyata girmeden önce: “bana laptop alın, ben de ameliyata girerim” dedi.

kendine moral olsun diye bunu söyledi, bunu bizden istedi. ben de söz verdim ona… sözümüze de güvenerek ameliyat oldu. 2 hafta hastanede yattı.

tam da ameliyata girdiği gün, facebook’un açıklarını bulana para ödülü verdiğini öğrendim ve hemen kolları sıvadım.

bu olaylardan önce de facebook’un açıklarını biliyordum ve facebook çalışıyor, düzeltirler diye geçiştiriyordum kendi kendime…

bu etkinliği de öğrenince hemen bulduğum ilk açığı onlara ilettim. tam 4 gün sonra cevap geldi facebook’dan…

“bir kez daha kontrol eder misiniz? ekran görüntüsü gönderin” dediler. ben de cevap geldiğine sevindim ve hemen açığa baktım yeniden.

bir de ne göreyim..!! benim onlara ihbar ettiğim açığı düzeltmişler resmen!!!

“bunu siz mi yaptınız?” gibi mesajlar yazmadan, araştırmaya devam ettim…

ve ardından işte size bahsettiğim bu kadar açığı buldum…

kuzenim için bu yola başkoydum… ama facebook sağolsun… ne kadar ilginç bir şirketmiş…

resmen beni madur etti… bu kadar şeye rağmen resmen beni madur etti!!!

bu konuda bana yardımcı olursanız çok mutlu olacağım.

facebook’un aslında “GERÇEKTEN NE KADAR TEHLİKELİ” bir ortam olduğunu

ve istenildiği zaman kişilerin gizlilik ve güvenlik ilkelerini ihlal edip, özel hayatlarını hiç’e sayıp, gizlisini saklısını 3’üncü kişilere sunan bir kuruluş olan facebook’un,

bu durumunu ve insanların başlarına neler gelebileceklerini bilmelerini istiyorum.

bunlar da diğer detaylar ve gelişmeler:

—- “Sofistike Aşık” facebook’da kullandığım ismimdi. gerçek adımı kullanmıyordum. (youtubeda açıkların videosundaki görünen ismim de bu)

bu açıkları bulduğum ve onlara ihbar ettiğim süre içinde de hep bu ismi kullandım.

facebook’un bana yaptıklarından sonra açık ihbar etme sayfasının dahi açığını bularak, aynı mesajı yaklaşık 8000 kere gönderdim. onlar ise karşılık olarak sadece 60 adet gönderebilmişlerdi.

ve kesin olarak işte o an dediler, ne para ödülünü alabileceğimi ve ne de adımın yazılacağını. bu olaydan sonra da kullandığım “Sofistike Aşık” ismimi kara listeye aldılar.

bu ismi şu anda kimse facebook üzerinde tekrardan alamıyor. ben de dahil. tıpkı ünlülerin isimleri gibi. bu isimle yeni kayıt yapılamıyor…

—-Mark Zuckerberg (facebook’un yapımcısı) onun hesabını kullandığımı öğrenince, facebook’a giriş yaptığı 3 e-mail adresinden, benim kullanmış olduğumu kaldırdı.

Mark’a e-mail adresini kapattırttım. kendi hesabından arkadaşlarının yanı sıra, sevgilisine ve annesine dahi mesaj gönderdim.

—–Facebook’un diğer yapımcılarından olan Marcel Laverdet’ın da hesabını kullandım ve onlardan hakkımı talep ettiğim için beni beni herhangi bir kullanıcı gibi engelledi.

kendi açtığı grupları ve etkinlikleri bulup, oraya yorum bırakıyordum. en sonunda benimle baş edemedi ve çareyi beni engellemekte buldu.

—–normalde bu yaptıklarımdan dolayı beni çoktan facebook’dan engellemiş olmaları lazımdı, facebook hesabımı kapatmış olmaları gerekiyordu fakat ben her bulduğum açığı yayınladığım için benim hesabımı kapatamıyorlar. beni takip ediyorlar, ne yaptığımı inceliyorlar. bu yüzden hala facebook hesabım açık durumda, sadece “Sofistike Aşık” ismini kullanamıyorum…

en son gelişmeler bunlar ve ben hala sadece adımın orda yazılmasını istiyorum. tek istediğim bu, para dahi istemiyorum. sadece adımı whitehat sayfalarına yazsınlar yeter…


İşte Facebook'u İnleten Türk. 

19 Haziran 2014 Perşembe

zaman : Yorum bırak

4 yıldır ilk kez Facebook uzun bir süre erişimden koptu

4 yıllık en büyük 'çöküş'!

Popüler sosyal medya platformu Facebook TSİ 10.55 sularında çöktü. Facebook'a giremeyen kullanıcılar ise Twitter'da birbiri ardına siteye giremediğine dair tweet atma yarışına girdi. Yarım saati aşkın bir süre devam eden erişim sorunu TSİ 11.25 itibariyle normale döndü. Erişim sorunun sona ermesiyle Facebook'tan da yazılı bir açıklama yapıldı.

Sosyal ağ devi Facebook'a sabah saatlerinde dünya genelinde erişim koptu. Facebook'a girmeye çalışan kullanıcılar teknik bir sorun yaşandığını ve sorun üzerinde çalışıldığına dair bir uyarı mesajıyla karşılaştı.
Facebook'un neden çöktüğü bilinmezken Twitter'dan kullanıcılar siteye giremediğine dair tweet'ler atmaya başladı.

İŞTE O HATA MESAJI


Yarım saat süren erişim sorunu haberi hazırladığımız TSİ 11.25 sularında ortadan kalkmış durumda ve erişim sağlanabiliyor.

4 YILDIR İLK KEZ BU DENLİ UZUN SÜRE ERİŞİMDEN KOPTU

Bloomberg TV'nin haberine göre Facebook son dört yıl içinde ilk kez 30 dakika gibi uzun bir süre erişim sorunu yaşadı.

FACEBOOK'TAN AÇIKLAMA GELDİ

Erişim sorunun düzelmesiyle birlikte Facebook'tan yazılı olarak şu şekilde bir açıklama yapıldı:

“Bu sabah saatlerinde bazı kullanıcılarımızın kısa bir süreliğine Facebook’ta paylaşım yapmasını engelleyen bir sorunla karşılaştık. Sorunu hızlıca çözdük ve şu anda yüzde 100 çalışır durumdayız. Yaşanan problemin yol açmış olabileceği sıkıntılardan dolayı özür dileriz”.

22 Nisan 2014 Salı

zaman : Yorum bırak

NETGATE Spy Emergency v13.0.405.0 Full






Program virüsler dışındaki bilgisayarınıza bulaşmış casus yazılım (spyware), kötü niyetli yazılım (malware), reklam amaçlı yazılım (adware) gibi zararlıları silmede ve bunlardan korunmada kullanabileceğiniz alternatif bir güvenlik programıdır. Daha çok spyware ve malware temizlemede kullanılsada yeni versiyonlarda adware temizleme eklenmiştir.

26 Nisan 2014 Cumartesi

zaman : Yorum bırak

İnterneti Yöneten Kuruluştan Heartbleed İtirafı



Akamai, Heartbleed açığını itiraf etti!

İnterneti yöneten bu dev firma, son yılların en büyük açığını kapayamadığını kendisi itiraf etti!

İnternet trafiğinin yaklaşık üçte birini yöneten Akamai, Pazar günü yaptığı açıklamada kendi geliştirdikleri, Heartbleed’den koruduğu düşünülen özel bir kodda Heartbleed açığının bulunduğunu itiraf etti.

Heartbleed yamasında hata olduğunu fark eden Akamai Technologies, bunun sonucunda tüm SSL sertifikalarını ve kullanıcı-web siteleri arasında şifreli bağlantı için kullanılan güvenlik anahtarlarını tekrar yayınlamaya başladı.

92 farklı ülkede 147 bin sunucusu bulunan Akamai’nin sunucularının Ağustos 2012′den 4 Nisan 2014′e kadar Heartbleed açığına karşı düzenlenebilecek saldırılara açık olduğu söyleniyor. Yani hacker’lar, bu süre içinde parolaları, oturum cookie’lerini ve fazlasını ele geçirmiş olabilirler. Akamai’nin OpenSSL içine yaklaşık 10 sene önce özel bir kod eklemesinin nedeni ise, SSL bağlantısı için oluşturulan gizli anahtarların oluşturulma yöntemini değiştirmekti.

Akamai CTO’su Andy Ellis, yeni SSL anahtarlarının ve sertifikalarının yayınlanmasının genellikle hızlı olacağını, ancak ek doğrulama gerektiren sertifika yetkililerinde işlemin daha uzun sürebileceğiniz söylüyor.


CHIP ONLİNE